Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/12725 E. 2012/15943 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12725
KARAR NO : 2012/15943
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.04.2010 gün ve 2008/559 esas 2010/220 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 4.6.2012 gün ve 6322-6495 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral parselin geometrik ve mülkiyet durumunun ihyası olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup, Seyhan Belediyesi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu yerin kapanan yollardan ihdas edildiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece,” dosya içeriği ve toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle çekişme konusu taşınmazın kapanan yollardan ihdasen Seyhan Belediyesi adına kayıtlandığı saptanarak Hazinenin aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığı gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi, … ve dahili davalı … Belediyesi lehine dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti taktir ve tayin edilmesi gerekirken maktu avukatlık parasına hükmedilmiş olması isabetsiz olduğu” hususlarına değinilerek bozulmuş, davacı vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Gerçekten de; taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan hüküm altına alınması gereken karar ilam harcı ile avukatlık ücretinin maktu olması gerektiği tartışmasız olup, mahkemece, işin esası bakımından davanın reddine karar verilmesinde ve davalılar yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; yerel mahkeme kararı yanılgılı değerlendirmelerle bozulmuştur.
Bu durum davacı vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3.maddesi hükmü ile temyize ilişkin 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 427 ila 456. maddelerinin uygulanmasına devam edileceği öngörüldüğünden, sözü edilen yasanın 440. maddesi hükmü uyarınca davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 04.06.2012 tarih, 2012/6322 Esas – 2012/6495 Karar sayılı BOZMA kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 14.04.2010 tarih, 2008/559 Esas – 2010/220 karar sayılı ilamının ONANMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.