Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/5879 E. 2023/6126 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5879
KARAR NO : 2023/6126
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 22.01.2015

Taraflar arasında mahkemece görülen sigortalının meslek hastalığına uğraması nedeniyle maddi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararın davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle dosyada tespit edilen noksanın ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildikten, noksan ikmal edilerek dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenin Karadon Müesessesi işyeri maden ocaklarında işçi olarak çalışmakta iken meslek hastalığına yakalandığını ve bu hastalık sonucu çalışma gücünün büyük bir kısmını kaybederek daimi şekilde kaybederek % 26,2 oranında malul kaldığını, bu maluliyetin zamanla artarak % 78’e yükseldiğini, fark maluliyetin % 51,8 olduğunu, davalı işverenin işyeri maden ocağında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tedbirleri almadığını, hastalığın ortaya çıkmasını ve ilerlemesini önleyici teknolojik ve tıbbi koşulları gerçekleştirmediğini, periyodik muayeneleri zamanında yaptırmadığını, taş ve kömür tozu intişarını önleyici, yeraltı rutubet, gaz ve hava cereyanlarından koruyucu tedbirleri almadığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maddi tazminatın maluliyetin artış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 13.841,49 TL’ye artırmıştır.
2.Yargılamanın devamında davacının 29.05.2016 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarına tebligat yapılarak yargılamadan haberdar olmalarının sağlandığı anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet tespitinin SGK tarafından tek taraflı yapıldığını, meslek hastalığı tespitlerinin 506 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığı gibi müvekkili kurum açısından da bağlayıcı olmadığını, meslek hastalığı oluşumunda müvekkili kurumun herhangi bir kusuru bulunmadığını, maddi tazminat hesabında PMF bakiye ömür tablosunun esas alınmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI
1.Mahkemenin 19.01.2016 tarih ve 2015/73 E.- 2016/38 K. sayılı ilk kararında özetle; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının meslek hastalığı nedeniyle % 51,8 oranında fark maluliyeti bulunduğu açıktır. Dosyamızda aldırılan kusur raporundan; davacının % 51,8 oranındaki fark maluliyetinde 89,86 davalı kusuru ile % 10,14 kaçınılmazlık belirlendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda itibar olunan hesap bilirkişi raporuna göre davacının % 51,8 oranındaki fark maluliyeti nedeniyle maddi kaybının 13.841,49-TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 11.04.2016 tarih ve 2016/5127 E.- 2016/6386 K. sayılı ilamında özetle; davacının meslek hastalığından maluliyetinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 30.11.2011, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 12.09.2013 tarihli raporlarıyla %26,2 olarak tespit edilmiş iken; 11.01.2012 tarihinde artma kaydıyla Kurum ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından son maluliyet oranının %78 olarak tespit edildiği davalı tarafın maluliyet oranına itirazın dikkate alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı kesinleştirilmeden sonuca gidilmesi hatalı bulunarak mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 26.06.2018 tarih ve 2016/464 E.- 2018/508 K. sayılı ikinci kararında özetle; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulunun raporunda davacının %78 maluliyet oranının tespit edildiği mevcut raporlar arasında çelişki bulunmadığından dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmediği belirtilerek; davacının maluliyetinin % 26,20 tespit edildiği, sonrasında maluliyetin % 78 e çıktığı o halde davacıda meslek hastalığından kaynaklı % 51,80 oranındaki fark maluliyeti oluştuğu ve % 51,80 fark maluliyeti nedeniyle bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri olan 34.618,51 TL’den davalının % 89,86 kusuruna re’sen oranlandığında 31.108,19 TL bulunmuş olup, 13.07.2015 tarihli hesap raporunda davacının zararının 13.841,49 TL tespit edildiği görülmekle davacının zararının SGK tarafından bağlanan gelir ile karşılandığı anlaşıldığından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda ( tazminat davaları ) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerinden olduğundan yukarıda anlatılan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 05.05.2019 tarih ve 2018/5127 E.- 2019/3388 K. sayılı ilamında özetle; bozmadan önce hesap bilirkişiden alınan 13.07.2015 tarihli hesap raporunda davacının maddi tazminat alacağı belirlenirken fark maluliyet oranı üzerinden hesap edilen ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilmek suretiyle maddi tazminat alacağı 13.841,49 TL olarak hesap edilmesine karşın bozmadan sonra yapılan yargılamada, maddi tazminat alacağından bir kez daha ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilmek suretiyle tazminat alacağının karşılandığının kabul edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda davacının %51,8 oranındaki fark maluliyeti nedeniyle 13.841,49 TL maddi zararının bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından aldırılan 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, zira maluliyet %26,2’den %78’e çıkması nedeniyle hesaplanan zarardan gelirde artış olmadığı için ilk peşin sermayenin düşülmemesi gerektiğini ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığında iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 ve 114 üncü maddesi gereğince uygulanan 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 14, 16, 19 ve 21 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı özellikle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; maddi tazminat miktarının Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olarak belirlenmiş olmasına göre; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davacı vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.