Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/6566 E. 2012/14392 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6566
KARAR NO : 2012/14392
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 651 ada 17 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilmiş olarak satın aldığı arsanın özel parsel listesinin 22 numarasında kayıtlı olduğunu, davalının özel parsel üzerine 2 katlı bir bina yapmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürüp, 22 no’lu özel parsele davalının elatmasının önlenmesi, yıkım ve ecrimisil olmazsa ecrimisil düşüldükten sonra bedeli ödenerek binanın kendisine teslimini, bu da olmazsa arsa bedeli ve ecrimisilin kendisine ödenmesini istemiştir.
Davalı, 30 yıldır paydaşlar arasında fiili bir paylaşım bulunduğunu, bu paylaşımı dikkate almanın hem ahde vefa, hem de MK’nun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları gereği olduğunu, dava konusu yerin kendisine ait olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fiili kullanım biçiminin oluştuğu, davacının kullanabileceği boş yerlerin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 4.12.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, önceki paydaşların belirlediği taşınmazın kullanım tarzının TMK’nun 695. maddesi hükmü uyarınca tapuya şerh verilmediği takdirde sonradan pay satın alanları bağlamayacağı ve taşınmaz içerisinde boş olarak bırakılan kullanılmaya elverişli yerlerin de bulunduğu gözetildiğinde davacı yönünden intifadan men olgusu gerçekleşmediğine göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.