Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14736 E. 2023/3497 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14736
KARAR NO : 2023/3497
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Hükmün SEGBİS aracılığıyla Ödemiş M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı 10.03.2020 tarihinde verildiği, COVİD-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun’un geçici 1 … maddesi ve 29.04.2020 tarihli, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tüm adlî sürelerin 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulduğu, hükmün temyiz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 30.07.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu, Mahkemece 13.08.2020 tarihli ek karar ile sanığın temyizinin süresinden sonra olduğundan bahisle temyiz isteğinin reddine karar verildiği, ek kararın sanık tarafından temyiz edilmediği ancak sanığın 29.03.2022 tarihli infazın durdurulması ve eski hale getirme talepli, 06.06.2022 tarihli temyiz dilekçeleri ile başvuruda bulunduğu anlaşılmış ise de hem 10.03.2020 tarihli hükümde hem de 13.08.2020 tarihli ek kararda, yasa yollarına başvurma hakkı hatırlatılırken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesine göre hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle

veya bu hususta bir dilekçe vererek de kanun yollarına başvurabileceği belirtilmediğinden, sanığın 30.07.2020 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve 13.08.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek ve eski hale getirme talebi konusunda karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yargıtay’a ait olduğu anlaşılmakla;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/86 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 … maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/86 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 07.05.2019 tarihli ve 2018/11222 Esas, 2019/9753 Karar sayılı kararı ile özetle; tanıklar … ve … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca zorla getirme kararı çıkartılarak mahkemede dinlenmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/500 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.11.2022 tarihli ve 2022/102033 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, basit yargılama usûlünün uygulanması ve cezaî ehliyeti ile ilgili rapor aldırılması gerektiğine ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun birlikte alkol aldıkları sırada tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavga sırasında sanığın önce mağdura tokat attığı, sonra bira şişesi ile mağdurun başının arka kısmına vurduğu, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdur ve tanıkların beyanları, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespitini içeren Ödemiş Devlet Hastanesinin, 15.01.2015 tarihli ve 7496963 numaralı genel adli muayene raporu, olay yeri inceleme raporu, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı, tekerrüre esas alınan ilâm örneği ve kesinleşme şerhi dava dosyasında mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın; sübuta, basit yargılama usûlünün uygulanması ve cezaî ehliyeti ile ilgili rapor aldırılması gerektiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri ve Tebliğname yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mağdurun beyanı ile uyumlu adli rapor içeriği uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 14.07.2021 tarihli, 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesine eklenen “175 … maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca basit yargılama usûlünün uygulanamayacağı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanığın cezai ehliyetini etkileyebilecek bir durumdan bahsedilmediği ve sanığın 06.06.2022 tarihli dilekçe ekinde herhangi bir delil ibraz etmemesi dikkate alındığında sanığın cezaî ehliyeti ile ilgili araştırma yapılması talebinin mesnetsiz olduğu anlaşıldığından, Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/500 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.