Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2577 E. 2023/4603 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2577
KARAR NO : 2023/4603
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 3. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, borçlu bulunmadığının tespiti ile kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte iadesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/740 E. ve 2004/797 K. sayılı kararı ile 25.10.2004 tarihinde eşinden boşandığını, bu tarihten itibaren emekli sandığına bağlı babası …üzerinden yetim aylığı almaya başladığını, müvekkilinin babasından almakta olduğu yetim maaşının Ekim 2015 tarihi itibariyle kesildiğini, … Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kamu Görevlileri Ödemeler Daire Başkanı tarafından gönderilen 26.10.2015 tarihli borç bildirimi ile öğrenildiğini, müvekkilinin kesinlikle muvazaalı bir boşanma gerçekleştirmediğini, müvekkilinin eski eşinin alkol alarak müvekkiline şiddet uygulaması, evin ekonomik giderleriyle yeterince ilgilenmemesi ve devamlı kredi borçları yüzünden eve haciz gelmesi gibi zaman içinde baş gösteren sorunların müvekkili açısından dayanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin eşinden bir an önce boşanmak istediğini, nafaka ve tazminat istememesi şartıyla boşanmayı kabul etmesi üzerine boşandıklarını, boşandıktan sonra bir arada yaşamadıklarını, aksinin ispatının davalı Kuruma ait olduğunu belirterek, davalı kurum işleminin iptalini, kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanmasını, aylığının kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesini ve borçlu bulunmadığının tespitini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu özet olarak beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile müvekkilinin muvazaalı olarak boşanma gerçekleştirmediğini, davacının mağdur olduğunu, Yargıtay kararları ışığında adres kayıtları, seçmen bilgi kayıtları, yerleşim yeri bilgileri toplatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali, borçlu bulunmadığının tespiti, kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili … ile Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,27.04.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2004 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2015 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2015 yılları için 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.

2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.

3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, onanması görüşüne katılınmamıştır.