Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17200 E. 2023/1593 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17200
KARAR NO : 2023/1593
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/13374 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.11.2020 tarih, 14-2016/325087 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yalnızca katılanın beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, katılanın ailesinin baskısı ile şikayetçi olduğuna, dosyadaki raporlarda cinsel ilişkiye dair bulgu olmadığına ve mağdurenin yaşı hususunda rapor aldırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri
Tarafına vekalet ücretine hükmedilmesine, eksik inceleme ile hatalı hükümler kurulduğuna, unsurları oluştuğu halde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulamayacağına ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan yargılama sonucu; iddia, sanığın savunma anlatımları, katılanların anlatımları, tutanaklar, adli rapor, tutanaklar, nüfus kayıtları, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdureyi ikna ederek Kocaeli’den İstanbul’a birlikte gelmeye razı ettiği, Esenyurt’ta günlük ev kiralayıp yanlarında arkadaşları … ve …’da bulunduğu halde kalmaya başladıkları, o akşam mağdurenin kaldığı odaya zorla girerek cebir ve şiddet kullanarak cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra başka bir eve yerleştikleri, sanığın mağdureyi zorla burada tuttuğu ve yine zorla cinsel ilişkiye girdiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, mağdurenin adli raporuna göre fiili livata bulgusuna rastlanmadığı, hymeninin penisin yırtıksız duhülüne izin verecek kadar geniş olduğu bu haliyle anatomik bakire olduğu, sağ ayak ve boyun sol tarafta yara ve sıyrıklara rastlandığı, sanığın savunmasında mağdure ile birlikte olmadıklarını, aynı evde kaldıklarını söylediği, sanığın mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiğine, mağdureyi zorla evde tuttuğuna ve fiili egemenlik alanına aldığına dair her tür şüpheden uzak, müspet ve yeterli delil bulunmadığı, ancak sanığın kaçamaklı savunmasından ve mağdure beyanlarından sanığın reşit olmayan mağdure ile birden çok kez cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda sanığın mağdurenin yaşı itibariyle eylemin birden çok kez reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve mağdurenin şikayetçi olduğu, buna göre sanığın üzerine atılı zincirleme reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediği, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçunun ise unsurlarının oluşmadığı gibi sübuta ermediği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

2. Bu nedenlerle; her ne kadar sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak suçundan dava açılmış ise de, sanığın yöneltilen bu suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

3. Her ne kadar sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren alt sınırdan hareketle cezalandırılmasına, sanığın eylemini birden çok kez aynı kasıt altında zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca verilen cezanın takdiren 1/4 oranında artırılmasına, kanunen ve takdiren verilen cezada başkaca artırım ve indirime yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Suç tarihinin 26.07.2015 ile 31.07.2015 arası olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, arkadaşlık yaptığı on yedi yaşındaki mağdureyi olay tarihi dönemde cebir, tehdit veya hile olmaksızın götürdüğü yerlerde ailesi ya da yetkili makamlara haber vermeden alıkoyduğu anlaşıldığından, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırılık olarak saptanmıştır.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Vekalet Ücreti Talebi Yönünden
Kendilerini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan mağdure vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.