YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2650
KARAR NO : 2010/6685
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
… ile …’i kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (KARTAL) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2009 gün ve 38/370 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Müdahillerin 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan açılan davaya katılma ve suçtan kurulan hükmü temyize yetkileri bulunmadığından, müdahil … ile müdahiller vekilinin bu suça yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin teşdiden ceza verilmesinin doğru olmadığına, müdahil … ve müdahiller vekilinin takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
1- 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçu yönünden;
Ruhsatsız tabanca taşıyan sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan bu kanun hükümlerine göre temel ceza belirlenirken CMK nun 232/6. maddesine aykırı olacak şekilde uygulama maddesinin hükümde gösterilmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçu ile ilgili hüküm fıkrasındaki “teşdiden” ibaresinden sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına “6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mağdurlar … ve …’i yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığa ait evin sıva işini yapan mağdurlar … ve …’in olay günü sanıkla dernekte buluşup, kendisinden yaptıkları işin karşılığı olan parayı ödemesini istedikleri, sanığın işin yarım bırakıldığını, borcunu daha sonra ödeyeceğini söylemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, mağdur …’ın sanığa küfür ettiği kardeşi mağdur … ile birlikte sanığın üzerine yürüdükleri, olay yerinde bulunan tanık …’ın mağdur …’ı dışarı çıkartıp sakinleştirmek istediği sırada sanığın da dışarı çıkarak önce mağdur …’a doğru hedef gözeterek ateş edip, mağduru karın ve femoral bölgeden iki isabetle ince barsakta yaralanmaya, sağ iliak arter lezyonuna, hayat fonsiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek biçimde sol femur açık parçalı diafiz kırığına, yaşamsal tehlike geçirmesine, sol alt ekstremitede organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun yere düşmesinden sonra mağdur …’e doğru etkili mesafeden iki el ateş ederek mağduru sol uyluk bölgesinden isabetle sol femoral ve superfisial femoral vende yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
a- Sanığın fiili ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup, her bir mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken suç niteliğinin silahla etkili eylem olarak kabul edilmesi,
b- Sanığın borcunu daha sonra ödeyeceğini öğrenen mağdurların sanığın üzerine yürümeleri ve mağdurlardan …’ın sanığa küfür etmesi şeklindeki haksız fiillerinden dolayı sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafii ile müdahil … ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.