Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13641 E. 2023/6558 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13641
KARAR NO : 2023/6558
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.06.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacılar vekili Avukat … gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 84 ada 37 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kayıtlarında yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 15.10.1975 tarihli ve 1976/245 sayılı kamu yararı kararına dayanılarak Kilitbahir-Keşan Devlet Yolu Km:40+800-68+214,00 arası yol inşaat ve emniyet sahası tesisi nedeniyle kamulaştırıldığını, taşınmaz mal malikine Kartal 1. Noterliğinin 17.05.976 tarihli ve 020559 yevmiye numarası ile kamulaştırma işlemi tebliğ edildiğini, kamulaştırma işlemi taşınmaz malikine tebliğ edildiğinden davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmayıp davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2014/720 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol olarak terkini ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.02.2016 tarihli ve 2014/720 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 24.10.2018 tarihli ve 2017/13942 Esas, 2018/18694 Karar sayılı bozma ilamı ile dosyada bulunan kamulaştırma evrakları davacıların murisine 02.06.1976 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğiden taşınmazın 1.027,19 m²lik kısmının kamulaştırıldığı anlaşılmakla, kamulaştırma krokisi mahalline uygulanarak kamulaştırılan alan dışında bir el atma varsa bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi ve davalı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden aleyhine harca hükmedilmesi gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.06.2019 tarihli ve 2018/756 Esas, 2019/348 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol olarak terkini ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 20.06.2019 tarih ve 2018/756 Esas ,2019/348 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 18.06.2020 tarihli ve 2020/229 Esas, 2020/5923 Karar sayılı bozma ilamı ile dava konusu … Mahallesi 84 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 17.10.1976 tarihli ve 1976/245 sayılı kamu yararı kararı ile 1.027,19 m²lik kısmı ve 1.619,81 m²lik kısmı olmak üzere iki etap halinde tamamının kamulaştırıldığı, bunlara ilişkin kamulaştırma belgelerinin de davacılar murisi Mustafa Yalçınöz’e bizzat 02.06.1976 ve 03.02.1977 tarihlerinde noter vasıtasıyla usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşıldığından, usulüne uygun ve geçerli bir kamulaştırma işlemi söz konusu olup, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma evrakında kamulaştırma bedelinin karşılığının veya ilk taksidinin milli bankalardan birine yatırıldığına dair bilgi ve belge olmadığını ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda (2942 sayılı Kanun) bedelin yatırıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde tebliğe çıkarılacağı hükmü bulunduğunu, kamulaştırma tarihinin 17.10.1976, kamulaştırma evraklarının tebliği tarihinin ise 03.02.1976 olduğuna göre iş bu hükme uyulmadan hareket edildiğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, Anayasa Mahkemesi ile Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre kamulaştırma bedelinin ödenmemesi mülkiyet ihlali sayıldığından Mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ile 439 uncu maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun’un 13, 14 ve 25 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kamulaştırma belgelerinin noksan olması, tebligatı geçersiz hale getirmez, ancak kamulaştırma işleminin iptali için açılacak idari davaya konu olabilir. Bu nedenle; davacılar vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.