YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13035
KARAR NO : 2023/5683
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … ( …) Mahallesi 692 parsel sayılı taşınmazın ve üzerinde bulunan davalıya ait muhdesatların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili Av. … cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde eksiklikler bulunduğunu, idari yargıda açılan dava nedeni ile bekletici mesele yapılmasını, ayrıca taşınmazın Antalya Havalimanı uçuş koridoru altında bulunduğundan düşük bedelle satışının yapıldığını, taşınmazın imar durumunun da aynı nedenle az katlı yapılaşmaya müsait olarak düzenlendiğini, kamulaştırmayı yapan kurumun kendisinden kaynaklanan kısıtlama nedeniyle taşınmazın değerinin azalmasına neden olduğundan bu kısıtlamanın yarattığı avantajdan yararlanamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2011/427 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 668.470,00 TL olarak tespiti ile taşımazdaki hisseleri ve kendilerine ait muhtesat için kamulaştırma bedelinin davalı … yönünden 498.416,88 TL, davalı … yönünden 251.907,68 TL, … ‘ nun ölü kızı … mirasçıları yönünden 111.411,66 TL’nin 30.01.2012 tarihinden karar tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, 111.411,66 TL zemin bedelinin dosyadaki veraset ilamına göre muris …’nun ölü kızı … mirasçıları …, …, … (…), … ve …’e ayrı ayrı 1/5 oranında eşit olarak ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı olan … hissesine tekabül eden zemin bedelinin (113.887,49 TL) …’nun taşınmazdaki 46/135 payının Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/406 Esas ve 2014/382 Karar sayılı dosyası ile dava konusu olması, davalı … mirasçılarının 45/135 hisselerine tekabül eden arz kamulaştırma bedelinin (111.411,66 TL) Antalya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/463 Esas sayılı dosyası ile dava konusu olması nedeniyle üç aylık dönemler halinde mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte belirtilen dava sonuçlarına göre hak sahiplerine ödenmek üzere bankada bloke edilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz edilmiştir.
2. Dairemizin 2017/10142 Esas, 2018/24995 Karar sayılı ilâmı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine, davalılardan …’ya ait mesken niteliğindeki yapının resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş ise de davalılardan …’ya ait 11-12 yaşlarındaki cam ve plastik seraların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayınlanan yapıların yaşlarına ve sınıflarına göre hazırlanan yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetvele göre, yıpranma paylarının %35 olduğu gözönünde bulundurulduğunda, sera bedeli bakımından yıpranma oranını %15 alarak fazla bedel tespit eden rapora göre hüküm kurulması, davalılardan …’ya ait olduğu belirtilen bir katlı yığma yapı haricinde kalan depo niteliğindeki yapının (2B), bir wc ve bir kümesin ise (1A) olarak kabul edilip buna göre değer biçilmesi gerekirken, bu davalıya ait yapıların tamamının (3A) olarak kabul edilip yüksek bedel tespiti, davalılardan … ve muris … mirasçılarına isabet eden bir kısım hisseleri yönünden mülkiyet ihtilafı devam ettiğinden, ileride çıkacak hak sahiplerine ödeme yapılmasına dair hüküm kurulmuş ise de UYAP üzerinden yapılan incelemede Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/406 Esas, 2014/382 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/463 Esas, 2014/20 Karar sayılı dava dosyasının ise Yargıtay 14. Hukuk Dairesince karar düzeltme aşamasından da geçerek kesinleştiği görüldüğünden, mahkemece belirtilen dava dosyaları getirtilip değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan …’ya ait ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibariyle rayiç fiyatlarını gösterir listenin Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemesi, davalılardan … hissesinde bulunan haciz ve ipotek şerhlerinin bu davalı yönünden tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması doğru görülmediğinden bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/393 Esas ve 2022/528 Karar sayılı ilâmı ile; her ne kadar Yargıtay bozma ilamında dava konusu taşınmaz üzerinde bulanan seraların 11-15 yıllık olduğu bu sebeple %35 yıpranma payı düşülmesi gerekirken %15 yıpranma payı düşülerek hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle ilk kararının bozulmasına hükmolunmuş ise de söz konusu seraların çelik olduğu, çelik seralar ile ilgili yıpranma payı cetveline göre 11-15 yıllık çelik seralardaki yıpranma payının %15 olması gerektiği hususu değerlendirilerek maddi hataya dayalı bu bozma gerekçesine uyulmamış ve yıpranma payının %15 oranında uygulanmak suretiyle davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin 668.470,00 TL olarak tespitine, davalı … yönü ile 251.908,33 TL muhdesat bedelinin 30.01.2012 tarihinden itibaren ilk karar tarihi olan 25.05.2015 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak davalı …’ya verilmesine, … yönü ile 557.058,30 TL zemin ve 149.142,00 TL muhdesat bedelinin 30.01.2012 tarihinden itibaren ilk karar tarihi olan 25.05.2015 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak davalı … mirasçılarına miras hisseleri nispetinde verilmesine, Hüseyin mirasçısı … mirasçıları yönü ile toplam 111.411,66 TL’ nin … Mirasçıları …, …, …, …, …’e 1/5′ er oranda olmak üzere 30.01.2012 tarihinden itibaren ilk karar tarihi olan 25.05.2015 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı taraftan alınarak …, …, …, …, …’e 1/5′ er oranda olmak üzere verilmesine ve davacı idarece fazla yatırılan 340.230,70 TL’nin davacı idareye iadesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu muhdesatların yıpranma oranının hatalı olduğunu, kesinleşen %35 yıpranma payı yerine %15 alınarak kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, davacı idareye iade edilecek olan bedelin eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ve her bir davalıya ayrı vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, yasal faiz hükmünün hatalı olduğunu, üçer aylık vadeli hesapta tutulan kısmın dikkate alınmadığını, idarece fazla depo edilen bedel bulunmadığını ve yasal faiz olarak depo edilen bedellerin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Dairemiz bozma ilâmının seraların yapı sınıfı ve yıpranma oranlarına ilişkin bölümünün maddi hataya dayandığı ve davacı idare lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği anlaşılmış olup, davalı …’ya ait cam ve plastik seraların bedelinin %15 yıpranma payı düşülmek suretiyle hesaplanması yerindedir.
5. Davacı idarece fazla depo edilen ve iadesine karar verilen bedelin 1.876,25 TL eksik gösterilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; (1) numaralı bendinin (7) nci paragrafındaki “1.409.750,90” ve “340.230,70” sayılarının hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla “1.411.627,18” ve “342.106,95” sayılarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.