Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4664 E. 2023/4889 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4664
KARAR NO : 2023/4889
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten yaralama

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2018/496 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2022/6060 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41381 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41381 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 31.12.2004 olduğu, sanığın savunmasının 17.08.2006 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 03.02.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.03.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 08.10.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 05.03.2009 ile 08.10.2013 tarihleri arasında (4 yıl 7 ay 2 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 08.10.2013 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı 17.08.2006 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 01.07.2021 tarihine kadar geçen süreden (14 yıl 10 ay 14 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu süre çıkarıldığında 10 yıl 3 ay 12 gün geçtiği ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Hükümlünün bir süre yanında çalışan katılan ile alacak meselesindeki aralarındaki tartışmada katılana yumrukla vurarak 7 gün mutad iştigale engel teşkil edecek, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

3. Suç tarihi itibarıyla hükümlünün eylemine uyan suç için, dava zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıl asli zamanaşımı süresi, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay kesintili zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

4. Hükümlünün atılı suçu 31.12.2004 tarihinde işlediği, 17.08.2006 tarihinde savunmasının alındığı, 03.02.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 05.03.2009 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 08.10.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 05.03.2009 ilâ 08.10.2013 tarihleri arasında 4 yıl 7 ay 3 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 08.10.2013 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 17.08.2006 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 01.07.2021 tarihine kadar 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 20.03.2015 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun

yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2018/496 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.