Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1082 E. 2023/2301 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1082
KARAR NO : 2023/2301
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (…), Bozma (…)
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş,
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/351 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/2522 Esas ve 2018/227 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması görüşünü içeren 24.06.2019 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle;
ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilip ByLock içerikleri tespit edilmeksizin mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine,
Teknik raporun usule uygun olarak tanzim edilmediğine,
İstihbari bilgilerin delil sayılamayacağına ve hükme dayanak alınmayacağına,
ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle;
İstihbari bilgilerin delil sayılamayacağına ve hükme dayanak alınmayacağına,
ByLock tespiti yapılmış olmasının suçun sübutu için yeterli kabul edilemeyeceğine ve içerikler elde edilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … yönünden;
Sanığın adına kayıtlı 0506 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock programına 2014 Aralık-2015 Nisan arasındaki günlerde log kaydı oluşacak şekilde erişim sağladığının ve ByLock HIS(CGNAT) kayıtlarına göre anılan hat üzerinden ByLock İP’lerine bağlandığının tespit edildiği, HTS kayıtlarındaki baz bilgileri ile ByLock HIS(CGNAT) kayıtlarındaki baz bilgilerinin uyumlu olması karşısında, sanığın örgütün gizli haberleşme programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olup, emir ve talimata açık hale geldiği, programının kullanım süresi ve örgütsel faaliyetlerin anılan program üzerinden haberleşmenin sağlanması neticesinde gerçekleşmesi gözetildiğinde, eylemlerde süreklilik ve çeşitlilik olduğu gerekçeleriyle isnat edilen suçtan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık … yönünden;
Sanığın adına abonelik kaydı bulunan sabit internet hattı üzerinden ByLock programına 2014 Kasım-2015 Mayıs arasındaki günlerde log kaydı oluşacak şekilde erişim sağladığının ve ByLock HIS(CGNAT) kayıtlarına göre anılan hat üzerinden ByLock İP’lerine bağlandığının tespit edildiği, HTS kayıtlarındaki baz bilgileri ile ByLock HIS(CGNAT) kayıtlarındaki baz bilgilerinin uyumlu olması, tespit edilen … ID numaralı tespit değerlendirme tutanağında -cumali50- ismini kullandığı ve kullanıcıyı ekleyen 3 kişiden 1 tanesinin komiser yardımcısı olduğu, … ID numaralı tespit değerlendirme tutanağında -serder42- ismini kullandığı ve kullanıcıyı ekleyen kişilerden 1 tanesinin yine emniyet mensubu olduğun tespitleri karşısında, sanığın örgütün gizli haberleşme programını kullanarak örgüt hiyerarşisine dahil olup, emir ve talimata açık hale geldiği, programının kullanım süresi ve örgütsel faaliyetlerin anılan program üzerinden haberleşmenin sağlanması neticesinde gerçekleşmesi gözetildiğinde, eylemlerde süreklilik ve çeşitlilik olduğu gerekçeleriyle isnat edilen suçtan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu görülmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, gerekçeli kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … yönünden,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
Savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen ve wifi bağlantısına şifre belirlemediğini ayrıca evine gelen bazı polis memuru arkadaşlarının wifi bağlantısına bağlandığını beyan eden sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, wifi bağlantısı kullanarak ByLock kullandığı iddia olunan sanık hakkındaki tutanaklardaki kullanıcı isimlerinin sanığın ismi ile uyuşmaması da dikkate alındığında, dosyada mevcut ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının içeriğinden anlaşıldığı üzere kişi listesinde kayıtlı H.A.(Komiser yardımcısı), M.A.K.(Komiser yardımcısı) isimli kişilerin varsa soruşturma dosyalarının getirtilmesi ve sanık hakkında tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun dosyaya getirtilmesi, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmasıyla diyeceklerinin sorulması, tüm delillerin bir arada değerlendirilmesiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına ve ByLock HIS (CGNAT) kayıtlarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanık … yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun dosyaya getirtilmesi, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmasıyla diyeceklerinin sorulması, tüm delillerin bir arada değerlendirilmesiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına ve ByLock HIS (CGNAT) kayıtlarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1-Gerekçede açıklanan nedenlerle, sanık … müdafii ve … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/2522 Esas, 2018/227 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun ve aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır
Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.