Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14941 E. 2023/4622 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14941
KARAR NO : 2023/4622
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararının, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/4880 Esas, 2021/8304 Karar sayılı ilâmı ile; katılan hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06.07.2015 tarihli rapora göre katılanın, batın sağ alt kadranda, sağ üst kadranda ve sağ kalçada olmak üzere 3 yerinden yaralanıp yaralanmasının ince bağırsak delinmesine ve sağ iliak kemikte açık parçalı kırığa neden olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde alt sınıra yakın biçimde 10 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/279 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eylemin yaralama suçunu oluşturduğuna, eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, haksız tahrik indiriminin azami orana yakın yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılanın alkollü de olduğu halde arkadaşı A.T.’yi kendi köylerine bıraktıkları, A.T. ile Y.A. arasında geçmişe dayalı bir husumetin bulunduğu, A.T.’nin, katılan tarafından köye getirilmiş olmasını Y.A.’nın kabullenemediği, bu nedenle İ.A.’nın bulunduğu bölgede olan katılana “aracını benim üzerime sürdün, beni öldürecek misin” şeklinde söz söylemesi üzerine katılanın bu durumu kabullenmediği, bunun üzerine Y.A.’nın, eşi ile katılanı yüzleştirmek istediği, bu nedenle katılanı yanına alarak kendi bahçesinin içerisine soktuğu, Y.A. ve eşi G.A. ile katılan arasında bu nedenden kaynaklı olarak karşılıklı tartışmanın meydana geldiği, tartışmanın sürmesi üzerine evde istirahat etmekte olan sanığın tabancasını alarak olay yerine geldiği, bu sırada katılan ile Y.A., G.A. ve sanık arasında tartışmanın devam ettiği, aksi ispatlanamayan savunmasına göre katılanın sanığın babası olan Y.A.’ya “şerefsizsiniz, siz adi insanlarsınız” şeklindeki sözü üzerine sanığın tabanca ile katılana birkaç metrelik mesafeden hedef gözetmek suretiyle beş el ateş ettiği, katılana üç adet kurşunun isabet ettiği, kurşunlardan iki tanesinin kasık ve sağ meme altına isabet ettiği, diğer kurşunun ise sağ arka kalçasına isabet ettiği, katılan hakkında düzenlenen … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporu içeriğine göre ince bağırsak delinmesine, sağ kemikte hayat fonksiyonlarını orta (3) derece etkileyecek açık parçalı kırığa neden olacak, yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte

yaralandığı, katılanın yere düşmesi üzerine sanığın eylemine son vermiş bulunması, gerçekleştirilen atış sayısı ve ateş edilen bölgenin niteliği dikkate alındığında sanığın katılana yönelik öldürme kastıyla hareket ettiği, atış sayısı, yaralanmanın mahiyeti dikkate alınarak 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın aksi ispatlanamayan savunması içeriğine göre tartışma sırasında katılanın Y.A.’ya yönelik “şerefsizsiniz, siz adi insanlarsınız” şeklinde hakaret suçunu işlediği, sanığın babasına yönelmiş haksız eylemin oluşturduğu hiddetin etkisi altında kalmak suretiyle müsnet suçu işlediğindan haksız tahrik indirimi yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık mahkemedeki savunmasında olay günü evde istirahat halinde olduğunu, babası Y.A. ile annesinin evin bahçesinde olduğunu, bağrışmalar üzerine dışarıya baktığında katılanın bir eliyle babasının boğazını sıktığını, diğer elindeki tabancayı babasının kafasına dayadığını gördüğünü, bunun üzerine dedesinden kalma tabanca ile birlikte katılanın yanına gittiğini, babasını bırakmasını talep ettiğini, katılanın eylemine son vermemesi nedeniyle korkutmak ve uzaklaştırmak amacıyla yere doğru 4-5 el ateş ettiğini, öldürme kastıyla hareket etmediğini, seken kurşunların katılanı yaraladığını, tabancasında iki adet daha merminin bulunduğunu, aradaki mesafe dikkate alındığında katılanı öldürebilecek yakınlıkta bulunduğunu, babasına yöneltilmiş haksız eylem sebebiyle ateş ettiğini, bu nedenle meşru savunma hükümlerinden yararlanması suretiyle beraatine karar verilmesi gerektiğini savunduğu, katılan ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay günü A.T.’yi aracı ile köye bıraktığını, döndüğü sırada başsağlığı vermek amacıyla tanık olarak dinlenen İ.A.’nın evine uğradığını, bu sırada Y.A.’yı gördüğünü, Y.A.’nın kendisine “arabayı benim üzerime sürdün, beni öldürecek misin” şeklinde söz söylemesi üzerine bu durumu inkar ettiğini, bunun üzerine Y.A.’nın “öyleyse yengen ile yüzleştireyim” demek suretiyle kendi bahçelerine götürdüğünü, bu sırada tartışmanın meydana geldiğini, olay yerinde ele geçen Baretta marka tabancanın kendisine ait olmadığını, sanığın suçtan kurtulmak amacıyla bahse konu silahı olay yerine bıraktıklarını beyan ettiği, sanık ile sanığın savunmalarını doğrular mahiyette beyanda bulunan akrabası İ.A., annesi G.A. ve amcası S.A.’nın, katılanın Y.A.’nın kapısına geldiği sırada Y.A. ile eşi G.A.’nın bahçe içerisinde oldukları, katılanın bahçeye girmeye çalıştığı, Y.A.’nın bu duruma müsaade etmediği, bunun üzerine katılan tarafından bahçeyi çevreleyen duvara bitişik halde bulunan demir kapının katılan tarafından kırılmak suretiyle bahçe içerisine girildiği ileri sürülmüş ise de olaydan hemen sonra mahallinde düzenlenen 24.04.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda olay mahalline yönelik anlatımda bulunulur iken “… bahçelik alanın etrafının duvar set ile çevrili olduğu ve bahçelik alanın giriş kısmında demir parmaklı bir kapı olduğunun…” belirtildiği, yine aynı tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında “bahçe kapı girişinin demir parmaklı kapıdan ibaret olduğunun” belirtildiği, olay yerine ilişkin tüm bulguların inceleme formuna ayrıntısı ile yazılmış olduğu, demir kapının kırık olduğuna yönelik bir tespitin yapılmadığı, ayrıca tanık olarak dinlenen A.G ve A.G.’nin, olay yerine geldiklerinde “bahçe kapısının ip ile bağlı olduğuna” yönelik beyanda bulundukları, kapının kırık olduğuna yönelik beyanlarda bulunmadıkları dikkate alındığında, tanık A.T. ile katılanın, Y.A.’nın evine hangi şekilde girdiğine yönelik anlatımının doğru olduğu yolunda vicdani kanaatin oluşması nedeniyle olayın başlangıcına ilişkin sanık ve diğer tanıkların anlatımlarına itibar edilmediği, katılanın anlatımına itibar edildiği, tanık İ.A.’nın hazırlık aşamasında katılanın davranışlarına yönelik ve sanığın ateş etmesine dair görgü ve bilgisi olmadığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemedeki

anlatımında katılanın elindeki siyah renkli tabanca ile evin içerisine girmeye çalıştığını, Y.A.’ya yönelik “senin a..koyarım şerefsiz” şeklinde söz söylediğini, bir eliyle boğazını tutup diğer elindeki tabancayı kafasına dayadığını, bu şekilde tartışmanın sürdüğünü ifade etmiş ve diğer tanıklar G.A., S.A. ve C.A.’nın da bu beyanları doğrular mahiyette beyanda bulundukları anlaşılmış ise de G.A.’nın hazırlık aşamasındaki beyanında, “… … benim boğazıma yapıştı, oğlum ayırmaya çalışırken … belinde bulunan siyah renkli tabancayı çıkardı, bunun üzerine oğlum …’de …’i korkutmak amacıyla yere doğru 4-5 el ateş etti…” şeklinde anlatımda bulunduğu, hazırlık aşamasında …’in kendi boğazına sarıldığını ifade etmiş iken mahkemedeki beyanında bu kez eşi …’ın boğazına sarıldığını ifade etmiş olması, sanığın hazırlık aşamasındaki savunmasında, tartışmayı duyması üzerine evden … ile babası …’ın yanına geldiğinde …’in uzaklaşmasını istediğini, ancak …’in bir eliyle babasının boğazını tuttuğunu, diğer eli ile belindeki tabancayı çıkardığını görmesi nedeniyle babasını vuracağı düşüncesiyle yere doğru ateş ettiğini savunmuş ise de sanığın eşi tanık C.A.’nın olayı “…mutfağımın camındaydım. … kayınpederim …’a silah dayadı, bir eliyle de boğazını sıktı. Bunun üzerine bir süre sonra eşim … olay yerine gitti. Yaklaşık 10 dakika boyunca …’i eylemlerinden vazgeçirmeye çalıştı…” şeklinde anlattığı, bu anlatım ile diğer tanıklar ve sanığın hazırlık aşamasındaki beyanlarının birbirleri ile çeliştiği, 10 dakika boyunca Y.A.’nın boğazının sıkılması ve başına silah dayanması halinde Y.A.’nın boğazında sıkmaya bağlı olarak ekimozun oluşmasının zorunlu bulunduğu, genel adli muayene raporlarında Y.A.’nın boğazında veya vücudunun başka bir yerinde darp ve cebir izine rastlanılmamış olması, olay yeri inceleme raporunun ekindeki krokinin incelenmesinde sanık tarafından yapılan atışa bağlı olarak boş kovanların düştükleri yerlerin numaralandırıldıkları yerler ile birbirleriyle olan uzaklıkları dikkate alındığında, sanığın iddia ettiği gibi aynı yerden yere doğru ateş edilmediği, sanığın aynı yerden ateş etmesi halinde tabancadan çıkacak kovanların birbirlerine yakın yerlere düşecekleri, oysa kovanlar arasında ilk kovanın bulunduğu yer ile (3) numaralı boş kovan arasında yaklaşık 7-7.30 cm mesafenin bulunduğu, bu mesafe içeriklerinden sanığın iddia ettiği gibi katılanı korkutmak amacıyla yere doğru ateş etmediği, evinden katılanın bulunduğu yere doğru geldiği esnada hareket halinde hedef almak suretiyle katılanın karın bölgesine ve kalçasına isabet edecek şekilde beş el ateş ettiği, üçünün isabet ettiği, her ne kadar sanık ve müdafiilerinin savunmasında, sanığın yere doğru ateş ettiğini, zeminin beton olması nedeniyle kurşunların sektiği savunulmuş ise de olay yeri inceleme raporunun (4) numaralı bölümünde zeminin toprak olduğunun ifade edilmiş bulunması ve olay mahallinde herhangi bir zeminde kurşun sıkılması sebebiyle iz olduğuna dair bulgunun tespit edilmemiş olmasının yanında, sanığın sabit olarak bulunduğu yerden yere doğru ateş etmesi halinde her atış esnasında sanığın elinin aynı açıyla yere doğru doğrulmasının mümkün bulunmaması nedeniyle (ilk atıştan sonra tabancanın namlusunun tepme nedeniyle havaya doğru kalkacağı) ateş etmesi sonucu zeminden sekecek kurşunların aynı açıyla sekmeyeceği, bu nedenle katılana üç adet kurşunun isabet etmesinin beklenemeyeceği de dikkate alındığında, sanığın bu yöne ilişkin savunmasına da itibar edilmediği, sanık ile diğer tanıkların beyanlarına göre, katılanın elinde siyah renkte bir tabancanın olduğu ifade edilerek olay mahallinde ele geçen ve adli emanette kayıtlı tabancanın katılana ait olduğu savunulmuş ise de tanıkların beyanlarına itibar edilmesi halinde katılan tarafından tabancanın tutulmuş olduğu, bu nedenle tabanca üzerine parmak izi yanında başkaca vücut izinin bulunması gerektiğinin anlaşıldığı, 01.06.2015 tarihinde … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü

Vücut İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğince yapılan incelemede suça konu Baretta marka tabanca ile bu tabancaya ait şarjör ve dört adet fişek üzerinde vücut izinin tespit edilemediğinin anlaşıldığı, katılan tarafından tabancanın elinde tutulması halinde vücut izinin tabanca üzerinde bulunması gerektiği, ayrıca şarjör ve mermiler üzerinde katılan tarafından şarjörün doldurulmayıp başka bir şahıs tarafından doldurulması halinde dahi vücut izinin bulunması gerektiği, bu yöne ilişkin bir izin bulunmaması dikkate alındığında, sanığın meşru savunma ve ağır tahrik hükümlerinden yararlanmak maksadıyla olaydan hemen sonra suça konu silahın içindeki mermi ve şarjörlerin temizlenmek suretiyle katılana ait olduğu hissi yaratmak amacıyla olay mahalline bırakıldığı yolunda vicdani kanaatin oluşması nedeniyle sanığın bu yöndeki savunmasına da itibar edilmediği böylece sanığın, babası …’a yönelmiş haksız saldırıyı, içindeki hal ve şartlara göre defetme amacıyla müsnet suçu işlediğine yönelik savunmasına itibar edilmediği belirtilmiştir.

3. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları, adlî raporlar, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporu, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin; eylemin yaralama suçunu oluşturduğuna, eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, haksız tahrik indiriminin azami orana yakın yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının somut olayda oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdudan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan davranışın niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/279 Esas, 2021/337 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2023 tarihinde karar verildi.