Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15124 E. 2023/3144 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15124
KARAR NO : 2023/3144
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs
KARAR : Direnme

… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1344 Esas, 2022/615 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/1358 Esas, 2021/5876 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 …

maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2017/22 Esas, 2017/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2017/1445 Esas, 2017/1765 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten nitelikli yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2017/1445 Esas, 2017/1765 Karar sayılı kararının, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı (lehe ve aleyhe), sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/10295 Esas, 2021/14693 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın katılanı o an öldürmesine ve eylemine devam etmesine herhangi bir engel olmamasına rağmen eylemine son vermesi, sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumetin öldürmeyi gerektirecek nitelikte olmadığı dikkate alınarak, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle silahla kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2021/1344 Esas, 2022/615 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebebi
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Sanık hakkında kasten ve silahtan sayılan alet ile hayati tehlike arz edecek şekilde yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Eylemin yaralama suçu kapsamında kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ile katılan arasında, katılanın sanığa “çuluk” lakabı taktığı iddiasından kaynaklanan husumet bulunduğu, 05.12.2016 tarihinde katılanın evinden alışveriş yapmak amacıyla bisikletle markete gittiği, marketin önünde bekleyen sanıkla karşılaştığı, alışveriş yapıp dışarı çıktıktan sonra eşyalarını bisiklete bağladığı sırada sanığın katılanın yanına gelip “gel seninle az görüşelim” diyerek marketin kenarındaki tenha ve karanlık yere götürdüğü, katılanın beyanına göre sanığın katılana “sen bana 3 sene önce küfretmişsin” dediği, katılanın sanığa “hadi git işine” dediği ve arkasını dönüp ilerlediği sırada sanığın üzerinde taşıdığı bıçakla katılanı sırtından bıçakladığı, katılanın sanığa doğru döndüğünde sanığın bu kez bıçağı katılanın karnına soktuğu ve yine katılanın beyanına göre sinkaflı şekilde küfrederek “öl” dediği, sanığın katılanın karnından bıçağı çektikten sonra katılanın yere dizinin üstüne çöktüğü, bu sırada sanığın bıçağı katılanın başına doğru salladığı, katılanın kolunu kaldırması nedeniyle bu kez kolundan yaralandığı, sanığın daha sonra olay yerinden kaçtığı, katılanın bisikletine binip amcasının kahvehanesine gittiği, amcasına yaralandığını söylediği, amcasının durumu babasına bildirdiği, babasının gelmesinden sonra ambulansın da geldiği ve katılanın … Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığı, katılan hastaneye götürüldüğünde sol ön kolda 3 cm’lik kesi, batında umblikus sağda superolateralde ve lomber paraspinal bölgede kesiler olduğu, kanlı kusmasının olduğu, muayenesinde batında yaygın hassasiyet, defans ve rebound olduğunun tespit edildiği ve acil olarak ameliyata alındığı, eksplorasyonda batın içinde yaklaşık 2000 cc hemorojik mayi, mide antrumda ön yüz ve arka yüzde, transvers kolon mezosunda, duedenum 2. ve 3. kıta bileşkesinde ve gastroduodenal arterde yaralanmalar görüldüğü, gastroduodenal

arter bulunarak bağlandığı, kolon mezosu, mide ön ve arka yüz, duedenum yaralanmasının onarıldığı, yoğun bakıma alınarak takip edildiği, ek sorun çıkmaması üzerine 14.12.2016 tarihinde taburcu edildiği, katılan hakkında düzenlenen kesin raporda gastroduodenal arterde, midede, kalın barsak mezosunda ve oniki parmak barsağında yaralanma sonucu batın içi kanamaya neden olan kesici delici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun bildirildiği, her ne kadar sanık katılanı öldürme kastıyla hareket etmediğini savunmuş ise de katılanla sanık arasında lakap takma iddiasından kaynaklanan husumet bulunması, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla katılanın hayati bölgelerini hedef alarak katılana üç kez bıçakla vurması, karnına vururken “öl” demesi, katılanın acilen hastaneye kaldırılıp ameliyat edilerek kurtarılması, katılanın raporunda gastroduodenal arterde, midede, kalın barsak mezosunda ve oniki parmak barsağında yaralanma sonucu batın içi kanamaya neden olan kesici delici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu kanaatinin bildirilmesi ve eksplorasyonda batın içinde yaklaşık 2000 cc hemorojik mayi olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın söz ve eylemleriyle ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, tanık B.E.’nin, sanıkla katılanın gittikleri yerden birlikte arkadaş gibi çıktıklarına ve katılanın bisikletle giderken sanığın katılana “bir daha seni burada görmeyeceğim” dediğine ilişkin beyanlarının sanık beyanları ile uyumlu olmadığı gibi bıçakla yaralayan kişinin bıçaklanan kişi ile arkadaş gibi çıkmalarının hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle inandırıcılıktan da uzak olduğu, katılanın beyanları arasındaki aldığı darbelerin sırasına ilişkin çelişkinin esası etkileyecek ölçüde önemli çelişki olmadığı, katılanın beyanlarının raporlarla uyumlu ve inandırıcı olduğu, diğer yandan sanığın katılanı üç kez bıçakladıktan sonra eylemine devam etmemesinin suçun niteliğini belirlemede tek ölçüt olarak dikkate alınamayacağı, kaldı ki sanığın üç kez bıçaklayıp katılanın diz üstü çöktüğünü görmesi üzerine amacına ulaştığını düşünerek ve yakalanmamak için kaçmasının da mümkün görüldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemleriyle ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, adlî rapor, nüfus kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında mevcut deliller ışığında Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/10295 Esas, 2021/14693 Karar sayılı bozma ilâmında açıklanan gerekçelerle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezanın sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle silahla kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyetine dair direnme kararı verilmesi, yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/10295 Esas, 2021/14693 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname’ye uygun olarak, Üyeler … ve …’ın direnme kararının onanması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Katılan …’in, sanık …’e “çuluk” lakabı taktığı için aralarında çıkan kavga nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğu,
Olay günü katılan …’in alışveriş yapmak amacıyla bisikletiyle markete gittiği, marketin önünde sanıkla karşılaştığı, sanığın katılanın yanına giderek “gel seninle az görüşelim” diyerek marketin yan tarafında bulunan tenha yere götürdüğü, sanığın katılana “sen bana küfretmişsin” dediği, katılanın “hadi git işine” diyerek arkasını dönüp ilerlediği sırada, sanığın bıçakla katılanı sırtından yaraladığı, katılan döndüğünde bu kez sanığın küfrederek “öl” deyip karnından bıçakladığı, katılanın dizlerinin üstüne çöktüğü, bu defa sanığın bıçağı katılanın başına doğru salladığı, katılanın başını korumak için kolunu kaldırdığında kolundan yaralandığı, sanığın olay yerinden kaçtığı, katılanın yaralarının kendi anlatımına uygun olduğu, buna göre katılanın sol ön kolda 3 cm’lik kesi, batın umblikus sağda ve lombeparaspinal bölgede kesiler oluştuğu, acil olarak ameliyata alındığı, mide antrumda ön yüz ve arka yüzde transvers kolon mezosunda, duedenum 2 ve 3. kıta bileşkesinde ve gastroduodenal artelde yaralanmalar görüldüğü, gastroduodenal arter bağlandığı, kolon mezosu, mide ön ve arka yüz, duedenum yaralanmalarının onarıldığı, arter, mide, kalın bağırsak ve oniki bağırsaklarındaki yaralanmaları nedeniyle katılanın yaşamının tehlikeye girdiği,
Tanık …’in sanıkla mağduru gittikleri yerden birlikte arkadaş gibi çıktıklarına ve Haşim’in bisikletle oradan ayrılırken sanığın ona “bir daha seni burada görmeyeceğim” dediğine dair beyanı, sanığın savunması ile uyumlu olmadığı gibi, bu şekilde ağır yaralanan kişinin kendisini yaralayan kişiyle arkadaş gibi oradan ayrıldıklarına dair beyanının inandırıcılıktan uzak olduğundan bu beyana itibar edilemeyeceği, aksine katılanın anlatımının olayın akışına uygun olduğu,

Bu nedenle; darbe sayısı, darbelerin öldürücü nahiyelere havale edilmesi, iç organlarda meydana gelen harabiyetler itibarıyla darbelerin şiddeti, sanığın bıçaklama eylemi sırasında katılana söverek “öl” demek suretiyle öldürme eylemine dair iradesini ifade etmiş olması, katılanın aldığı ağır darbelerin etkisiyle dizleri üzerine çökmesi nedeniyle sanığın sonuç aldığı düşüncesiyle olay yerinden kaçmış olması, olayın Çarşamba ilçesi Çınarlık mahallesinde meydana gelmesi nedeniyle katılanın hastaneye yetiştirilerek yapılan başarılı ameliyat ve tedavilerden sonra hayata döndürülmesi, yaraların yeri, iç organ harabiyeti ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, katılanın bu yaralanmalar neticesi ölümü gerçekleşmiş olsaydı, eyleminin TCK 87/4 maddesi olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu düşüncesiyle yaralama yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.