Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/5574 E. 2011/8424 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5574
KARAR NO : 2011/8424
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/09/103938

…’ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanık … hakkında …’ü kasten yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2008 gün ve 360/541 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık … hakkında Kasten Yaralama ve 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından CMK.nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kurulan hükümler, 5271 sayılı CMKnun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğundan inceleme dışı bırakılmıştır.
2- Sanık … hakkında Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yasal savunmanın varlığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Cumhuriyet Savcısının tahrikin hafif olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
a- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 gün ve 245/246 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrası dikkate alınarak suç tarihi itibariyle hapis cezası yanında hükmolunan temel para cezasının 450,00 TL. olarak tayin edilmesi yerine 489,00 YTL olarak fazla tayin edildiği anlaşıldığından, hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan “489 YTL” ibaresinin “450 TL” olarak, “407 YTL” ibaresinin ise “375 TL” olarak değiştirilmesine;
b- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/5-147-149 sayılı ve 30.05.2006 tarihli kararında açıklandığı üzere; 765 sayılı TCK döneminde işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK’nun tatbiki durumunda aynı yasanın 58. maddesi uygulanamayacağından, 5237 sayılı TCKnun 58. maddesinin uygulandığı bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına;
c- 5237 sayılı TCKnun 53. maddesinin uygulandığı bendin, “sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” olarak değiştirilmesine;
Karar verilmek suretiyle CMUKnun 322. Maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
a- Dosya ve rapor içeriğine göre; sanığın tabancayla hedef alarak birden fazla el ateş etmesi üzerine sağ 8. interkostal aralık ön aksiller çizgide KC lojuna uyan bölgeden isabet alan mağdurun kotsal arkta fraktür oluştuğu, karaciğer ve diafragına yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği ve böbreğin alınması nedeniyle de organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralandığı anlaşılmakla, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCKnun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak üst sınıra yakın bir ceza yerine 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek yazılı şekillde eksik ceza tayini,
b- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/5-147-149 sayılı ve 30.05.2006 tarihli kararında açıklandığı üzere; 765 sayılı TCK döneminde işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK’nun tatbiki durumunda aynı yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 26.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi