Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/6077 E. 2012/9547 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6077
KARAR NO : 2012/9547
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 1536 ada, 35 parsel sayılı taşınmazda davalı ve dava dışı babaları ile paylı mülkiyet üzere malik iken 06.10.1999 tarihinde, payını tapuda satış gibi göstermek suretiyle davalıya temlik ettiğini, her ne kadar resmi akitte satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiği yazılı ise de akitten doğan bedelin ödenmediğini, babasının baskısı ile mali durumunun düzelmesi halinde bedelin ödeneceği inancı ile taşınmazdaki payın rayiç değerin altında değer gösterilmek suretiyle devredildiğini ileri sürerek, satış işleminin iptali ile eski hale iadesine karar verilmesini istemiş, aşamalarda verilen ıslah dilekçesi ile ise inançlı işleme dayalı tasarrufun iptali mümkün değilse satış bedelinin tazmini, taşınmazın 3. kişiye devredilmesi karşısında davanın ihbar edilmesi isteğini bildirmiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, pasif husumet ehliyetinin olmadığını, dahili davalı yoluyla davalı sıfatının kazandırılamayacağını, sadece iptal istenemeyeceğini, akitte satış bedelinin ödendiğinin yazılı olduğunu, aksinin yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, 12 yıl sonra bedelin ödenmediği iddiası ile dava açılmasında iyiniyetli olunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkin olduğu, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle HMK’nun 114/d ve 142. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Davacı dava dilekçesinde; çekişmeye konu taşınmazın satışının iptalini istemiş ancak tescil isteğinde bulunmamış, yargılama sırasında da taşınmazın dava tarihinden önce dava dışı şirkete satış suretiyle temlik edildiğinin saptanması karşısında davasını bedele dönüştürerek ıslah ettiğini bildirmiş ise de o tarihte yürülükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 83. ve takip eden maddelerinde öngörülen usulü dairesinde yapılmış bir ıslah bulunmadığından davanın reddi sonucu itibariyle ve bu gerekçeyle doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.