YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13542
KARAR NO : 2023/4024
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 16. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İsviçre’deki çalışmaları nedeniyle transfer edilen primlerden 41.955,79 CHF tutarın iade edildiğini ancak 49.519,52 CHF borçlanma bedelinin kurumca alıkonulduğunu, primlerin kuruma 11.04.2018 tarihinde transfer edildiğini, toplam 10200 gün ve borçlanma gün sayısının da 9876 gün olarak kayıtlara geçtiğini, 01.09.1982 İsviçre sigorta girişine göre
olan kadın sigortalı olarak 40 yaş ve 5000 gün ile yaşlılık aylığına hak kazanmasının söz konusu olduğunu, davacıya toplam 5000 gün yurtdışı hizmet borçlanması ve yurtiçi hizmetler ile bağlanacak aylık tutarı bağlanan aylıktan yüksek olduğunu, davacı için borçlandırılan süre 25.12.1982-30.08.2016 tarihleri aralığında olduğunu, toplam gün sayısın 9876 gün olduğunu, bunun yerine aylığı azalmayacak süre ve gün olarak 25.12.1982-14.09.2000 tarihleri arasındaki toplam 5000 günlük sürenin yine aynı kazanç üzerinden borçlandırılması ve 2016-2017 yıllarındaki Türkiye hizmetlerinin (toplam 220 gün) alınması halinde ek ödeme hariç tam aylık ek ödeme hariç 1.689,00 TL civarında olduğunu, Türkiye-İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10 uncu maddesinin son cümlelerinde yarar sağlamayan primlerin sigortalılara iade edileceğinin düzenlemesi uyarınca 5000 günden fazla ödenen sürelerin emekli aylıklarını arttırıcı bir yönü olmadığı aksine azaltılması nedeni ile yarar sağlamayan ve alıkonan primlerin iadesi isteminin reddedildiğini belirterek, davacının 14.09.2000 tarihinde kadar sürelerden 5000 gün borçlandırılması ve Türkiye çalışma günleri ile bağlanacak ilk aylığın tespitine, Türkiye-İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10 uncu maddesi uyarınca yarar sağlamayan primlerden ilk 5000 günden sonraki günler karşılığı primler ile 18 yaş öncesi yurtdışı süreler için alıkonan ve yarar sağlamayan, aylığı azaltan kısmına karşılık gelen sonraki borçlandırılan sürelere karşılık gelen fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 CVF’nin aynen kabul edilmemesi halinde dava tarihindeki 1.000 CHF karşılığı 7.080,00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinde iptale konu bir husus bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının, yurtdışı borçlanmasından kaynaklanan iadesi gereken prim olup olmadığı varsa miktarının tespitine ilişkin olduğu, davacı tarafından 11.04.2018 tarihli dilekçe ile yurtdışında çalışılan sürelerin asgari kazançtan transfer edilen primlerinden mahsup edilerek, borçlanma talep ettiği, dilekçede herhangi bir gün veya tarih belirtmediği, Kurum tarafından bu talebe uygun olarak 25.12.1982-31.12.1983, 01.08.1986-31.07.1996, 01.09.1996-31.10.2006, 01.01.2008- 30.08.2016 tarihleri arasında 9876 gün borçlandırıldığı ve borçlanma primi prime esas asgari kazanç üzerinden hesap edilerek transfer edilen primlerden mahsup edildiği, Nisan 2018 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ancak ilk defa 06.06.2018 tarihinde bilgi istendiği, herhangi bir iptal talebinin gerçekleşmediği ve davacıya 01.05.2018 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığı, borçlanılan sürelerin tahsiste kullanıldığı, bu aşamadan sonra tahsisten vazgeçmenin mümkün olmadığı, asgari miktar üzerinden borçlanma ile daha yüksek miktardan borçlanma arasında aylık yönünden fark yok ise asgari miktarın üzerindeki borçlanma bedelinin iadesi mümkün ise de, davacının prime esas asgari kazanç üzerinden borçlandığı, böylece davanın ispat edilemediği kanaatine varılarak…” davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; özetle; yerel mahkemece davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, yarar sağlamayan primlerin iadesini öngören ve uluslararası norm olması nedeni ile bağlayıcılığı bulunan ikili sözleşmenin 10 uncu maddesi gereğince aylık miktarına etki etmeyen asgariden fazlası tutarlar için alıkonan primlerin iadesi istemi yönünde kararın değiştirilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, kurumca, yurtdışından transfer edilen primlerin davacının yaşlılık aylığı için gerekli olan miktar hesaplanarak borçlanma bedeline mahsup edildiği, davacının talebi de dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, geriye kalanın ise davacıya ödendiği, transfer olunan primlerden Türk emeklilik sigortası çerçevesinde sigortalı yararına menfaat sağlanan kısmının kurumca borçlanma işleminde ve yaşlılık aylığı bağlanmasında kullanıldığı, sigortalı yararına menfaat sağlanmayan kısmının ise sigortalıya ödendiği, dolayısıyla kurum işleminin yasaya uygun olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla…” istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İsviçre’den transfer edilen primlerin müvekkiline bağlanan yaşlılık aylıklarında talep edilen dönemlere asgari prime esas kazanca göre hesaplanacak borçlanmaya göre maledilip mahsup edilerek bakiye kısmının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 3201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.