Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/9001 E. 2010/587 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9001
KARAR NO : 2010/587
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

Adam öldürmek ve izinsiz silah taşımak suçlarından … ile … hakkında verilen hükmün kesinleşmesi üzerine 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak …’ın TCK.nun 86/1-3, 39, 62, …’in 85/1, 62. Maddeleri gereğince hükümlülüklerine, izinsiz silah taşımaktan uyarlamanın reddine dair (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2009 gün ve 7/65 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü … tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hükümlüler … ve … hakkında 765 Sayılı TCK.nun 452/2, 59 ve 6136 sayılı Yasanın 13. Maddeleri gereğince kurulup, temyiz edilmeden kesinleşen, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun 7 ve 5252 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak öldürme suçundan yapılan uyarlama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan uyarlamanın reddine dair kurulan hükümlerde bozma sebebi dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlüler müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden uyarlamanın reddine dair kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Öldürme suçu yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 26.12.2001 tarih ve 2586 sayılı raporunda; sol gluteal alt orta bölgede ve sağ uyluk dış kısımda tarif edilen kurşun yaralarının başlı başına ölüm tevlid eder nitelikte olmadığı, maktülün, maruz kaldığı müessir fiilin etkisiyle kendinde mevcut kronik kalp damar hastalığının aktif hale geçmesi sonucu gelişen solunum dolaşım yetmezliğinden öldüğü; … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.03.2009 tarih ve 3684
sayılı raporu ile maktüldeki ateşli silah yaralarının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte hafif olmadığı anlaşılmakla;
Maktuldeki yaraların 5237 Sayılı TCK.nun 86/1 maddesi kapsamında kalması karşısında; hükümlülerin eyleminin aynı yasanın 87/4. Maddesine uyan suçu oluşturduğu ve bu madde uyarınca verilecek temel cezanın alt sınırının 12 yıl hapis cezası olduğu dikkate alındığında, 765 Sayılı Türk Ceza Yasası ile yapılan uygulamanın açıkça lehe olduğu anlaşılmakla, uyarlama isteminin reddine karar verilmesi yerine, vasıfta da hataya düşülerek taksirle insan öldürme suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, hükümlüler müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.06.2006 tarih 2006/124-165 kararı uyarınca uyarlama yargılamasında kazanılmış hak sözkonusu olamayacağı da gözetilerek, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 03.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.