YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2380
KARAR NO : 2011/6052
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları adına kayıtlı 30.04.1940 tarih ve 87 sayılı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görmediğini, davalıların murisi …’ın kadastro sırasında yanıltıcı bilgi ve beyan ile davacıların murisine ait taşınmazı kendi taşınmazı içinde göstererek adına tespit ve tescilini sağladığını, dayanak tapunun değerini yitirmediğini, muris adına kayıtlı olup kaydın açık olduğunu ileri sürerek, 30.04.1940 tarih ve 87 nolu kayıtlı taşınmazın davacıya miras yoluyla geçtiğinin tespitine, kadastro kayıtlarında yapılan hataların tashihi ile tapudaki sınır ve yözülçümü kaydının tespiti, davalılarca yapılan müdahalenin önlenmesi ve yıkıma, yıkımın mümkün olmaması halinde taşınmazın değerinin davalılardan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ecrimisilin tespit ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, miras bırakanlara ait 30.4.1940 tarih ve 87 sayılı tapu kaydının, herhangi bir parsele uygulanmadığı ve kapsamındaki taşınmazın davalıların murisi adına tespit ve tescil edilen taşınmaza katıldığı iddiasına dayalı iptal-tescil, elatmanın önlenmesi, tespit isteklerine ilişkin olup, davacı vekili 24.4.2008 tarihli dilekçesindeki beyanında, davanın 1020 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinden bahsedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa dosya içeriği, toplanan deliller, özellikle tapu kayıtları ve Tapu Sicil Müdürlüğünün 08.06.2004 tarihli cevabi yazısından anılan taşınmazın tespit ve tescilinden sonra ifraz görerek davadan önce 3.kişilere temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tapu iptal ve tescil davaları ve buna bağlı olarak elatmanın önlenmesi ve tespit davası kayıt maliklerine karşı açılır. Bu durumda, davalılar yönünden sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir. Mahkemenin ret kararı bu gerekçe ile doğrudur.
Davacıların, temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.