YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9310
KARAR NO : 2023/3862
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan davacıya ait taşınmazların bitişiğinde bulunan, yaklaşık 40 yıldır zilyetliğinde bulunan, evin önünde hayvanları bağlamak suretiyle ve son yıllarda ek olarak araç park edilerek kullandığı yaklaşık 500,00 metrekare yüzölçümlü yerin kadastro çalışmaları sırasında 528 parsel numarasıyla davalı adına kaydedildiğini ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacının dava konusu yeri yasalara aykırı bir şekilde işgal ettiğini ve tel örgü çektiğini, işgal edilen alanın 1000 m² olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde su kuyusunun bulunduğunu, içme suyu ihtiyacını karşılaması için idanenin görev, sorumluluk ve mevzuat alanına giren gayrimenkulün kaydı çıktığından Meski Genel Müdürlüğü adına tahsis ve tescilinin yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imar- ihyanın yapılmamış olması ve imar ihya ile desteklenmeyen salt zilyetliğin 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713. maddesinden kaynaklı eldeki davayı ispat için yeterli olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemenin 19.03.2020 tarihli ek kararı ile kesin kararın istinaf edildiği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin takdirinde isabetsizlik olduğunu, gerek tanık beyanları gerekse de mahalli bilirkişi beyanları ile bu durum sabit olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili ek karar istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda kanun yoluna gidilebileceği açıkça yazılmış iken istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davada mahkemece verilen ek kararın kaldırılmasına, her ne kadar davacı dava konusu yerin kendisine ait olduğunu, araç park etmek ve hayvan bağlamak suretiyle kullandığını belirterek dava açmışsa da dava konusu yerin mülkiyetinin elde edilmesinin imar ihya olgusuna dayanacağı, imar ve ihyanın olabilmesi için masraf ve emek sarf edilerek taşınmazın ekonomik amaca uygun bir biçimde tarım arazisine dönüştürülmesi gerekeceği, ancak İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre taşınmazın doğal halinde bulunduğu ve tespitten önceki bir tarihte imar ihyasının tamamlanmadığının anlaşıldığı ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.
(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kadastro sonucunda … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 528 parsel sayılı 3.496,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz köy halkı tarafından kuyu ve tarla olarak kullanıldığı ve kullanılmaya devam edildiği belirtilerek … Köyü tüzel kişiliği adına tespit, tespite itiraz edilmediğinden 20.08.2009 tarihinde kesinleştirilerek tespit maliki adına tapuya tescil edilmiştir. Bilahare taşınmaz 09.04.2015 tarihinde tashihen devir suretiyle davalı … adına kaydedilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.