YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8000
KARAR NO : 2023/2846
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davada İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … vekili; davacının babasından intikal eden 107 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile komşu olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında davalının her iki taşınmaz arasındaki sınırı değiştirmek suretiyle iki dönüm kadar yeri kendi tarlasına eklediğini ve kadastro çalışmaları yapılırken bu kısmın 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmek suretiyle davalı adına tespit edildiğini ileri sürerek, 107 ada 1 parsele dahil edilen bu kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, dava konusu edilen kısmın davalı tarafından ekilip biçilen ve zilyetliği altında bulunan 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer aldığını, davacının bu yerde hiçbir üstün hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararıyla; davacının dava konusu taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı ve iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31.08.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın bir kısmının davacının maliki olduğu 107 ada 3 parselin devamı niteliğinde olduğunu, davalının, davacının kadastro tespiti sırasında şehir dışında olmasından faydalandığını ve iki taşınmaz arasındaki sınırı değiştirdiğini, davacının zilyetliği terk etmediğini, iki taşınmaz arasındaki sınırı oluşturan taşların üzerinde çok yıllık bitki örtüsü bulunmadığının saptandığını, 2005 yılında ait hava fotoğrafında da iddialarının doğrulandığını, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen yerin evveliyatında davacının babasına ait olduğu, davacının babasının ölümünden sonra taşınmazın mirasçılarına kaldığı, davacı tanıkları dahil taşınmazı davacının ekip biçmediğini, kullanmadığını ve dava konusu bölümün 1976 yılından sonra sahipsiz kaldığını beyan ettikleri, davacının dava konusu alanı ekonomik amacına uygun olarak kullandığını ispatlayamadığı, yapılan tespitin doğru olduğu ve taşınmazın davalının kullanımında bulunduğu gerekçesi ile davacının istinaf isteğinin HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
2. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde yer alan hükümlerle, açılmış bir davada ispat yükünün kural olarak davacıya yüklendiği tartışmasızdır.”
3. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin ilk fıkrasında; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” düzenlemeleri mevcuttur.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370 … maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.