YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4654
KARAR NO : 2023/4568
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/666 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 24.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli ve 2022/31457 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42739 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42739 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, sanığın denetim süresi içinde, 29.01.2013 tarihinde yeni bir suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 04.09.2012 tarihi ile yeni suçun işlendiği 29.01.2013 tarihi arasında 4 ay 25 gün süre ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunun ise 5237 sayıllı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, bu süreye zaman aşımının durduğu 4 ay 25 günlük süre eklendiğinde 8 yıl 4 ay 25 gün olacağı, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.04.2012 gününe 8 yıl 4 ay 25 günlük süre eklendiğinde zamanaşımının 12.09.2020 tarihinde dolmuş olması nedeniyle hükmün açıklanma tarihi olan 24.10.2022 tarihi itibarıyla davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükümlünün şikâyetçi ile aralarındaki tartışmada tekme tokatla vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şeklinde yaraladığı anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeyi haizdir.
5. Hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
6. Hükümlünün atılı suçu 27.12.2011 tarihinde işlediği, 17.04.2012 tarihinde savunmasının alındığı, 28.06.2012 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 04.09.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 29.01.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 04.09.2012 ilâ 29.01.2013 tarihleri arasında 4 ay 25 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 29.01.2013 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 17.04.2012 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 24.10.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 12.09.2020 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/666 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.