YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3320
KARAR NO : 2011/4977
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı …’nın 1/2 pay sahibi olduğu 9712 parsel sayılı taşınmazın davalı paydaş … tarafından diğer davalı …’e kiralandığını, kira ilişkisinin geçerli olmadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu, kira bedellerinin ödendiğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı … tarafından yapılan kira ilişkisinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 9712 parsel sayılı taşınmazın davacının miras bırakanı Hüseyin ile birlikte davalı …’in ve velayeti altındaki çocuklarının miras bırakanı Ahmet adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, taşınmazın davalı … tarafından diğer davalıya kiralandığı ve taşınmazın halen bu davalının kullanımında bulunduğu, davacının yapılan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalıların da pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak kira ilişkisinin kurulduğunu savundukları görülmüştür.
Bilindiği üzere, Medeni Kanunun 691. maddesinin son bendi müşterek mülkiyette mühim idari tasarrufların hüküm ifade edebilmesini, pay paydaş çoğunluğu ile gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlamıştır.
Diğer taraftan, 06.5.1955 tarih 12/18 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ifade edildiği üzere, müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır. Bu durumda değinilen yasal düzenleme ve yargısal uygulamaya göre pay ve paydaş çoğunluğuna dayanan kira sözleşmelerine geçerlilik tanınması gerektiğinde kuşku yoktur.
Somut olayda çekişmeli taşınmazın … ve …adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, her iki malikinde öldüğü davacının paydaş Hüseyin’in mirasçısı olduğu, davalı …’in ise paydaş Ahmet’in mirasçısı olup diğer mirasçılarında yasal temsilcisi olduğu, ayrıca miras bırakanı Ahmet’in aynı zamanda davacının murisi Hüseyin’inde mirasçısı olması nedeniyle de paydaş Hüseyin’inde mirasçısı konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde, davalı … kendisi ve velayeti altında bulunan Ahmet mirasçıları adına davalı … ile yapmış olduğu kira sözleşmesinin pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak yapıldığı ve davacı paydaşı bağlayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir
Davalıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.