Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16648 E. 2023/3055 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16648
KARAR NO : 2023/3055
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2017/39 Esas, 2017/303 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2018/92 Esas, 2018/515 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Etkin pişmanlık indirim oranının daha yüksek olması gerektiğine,
2. Kendisine fazla ceza tayin edildiğine,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara ,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 17-25 Aralık süreci ile birlikte devlet organlarıyla çatışma içerisine girdikten sonra kendini gizlemek için aldığı tedbirler kapsamında, örgüt üyelerinin birbirleri ile haberleşmek için ByLock programı kullandıklarının bilindiği, bu kapsamda sanığın ByLock programını, …. IMEI numaralı telefon makinesi ile 05.. … 00 46 numaralı telefon hattından 31.01.2015 tespit tarihinde kullandığının tespit edildiği, ayrıca ByLock isimli programın kullanıldığı 9 farklı hedef IP adresinden olan 46.166.164.181 nolu adreste yukarıda belirtilen telefon hattının 31.01.2015 – 29.11.2015 tarihleri arasında 898 kez internet bağlantısı sağlanarak kullanıldığının görüldüğü, sanığın ByLock isimli programı kullanıp kullanmadığı yönünde alınan savunmasında, ByLock isimli programı Melih kod adlı … eğitim danışmanın telefonuna kurduğunu, yaklaşık 6 ay ByLock kullandığını, ayrıca A. T. adına olan 05.. …. 46 00 nolu telefon hattından da ByLock programını kullandığını ikrar ettiği, ayrıntısı dosyasında mevcut … … hesabının bulunduğu, bu hesabın 10.09.2009 tarihinde açıldığı, 2013 yılının Aralık ayında hesap bakiyesinin 2,44 TL iken Ocak 2014 tarihinde 9.937,00 TL’ye çıktığı, sanığın göndermiş olduğu dilekçesinde, … Asyaya destek olmak amacıyla hesabında bulunan parayı yatırdığını kabul ettiği, soruşturma aşamasında bayanında bulunan K. S., sanığın FETÖ üyesi olduğunu, katolog evliliği yaptığını, FETÖ’ye ait dersanelerde çalıştığını belirttiği, sanığın, tanık beyanına ilişkin alınan savunmasında ve göndermiş olduğu dilekçesinde, tanık K. S.’nin soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanları ile örtüşecek şekilde, FETÖ’nün dersanelerinde çalıştığını, katolog evliliği yaptığını, örgüt içerisinde görev aldığını, …’nun … ilçesinde iken 7-8 cemaat evinden sorumlu büyük bölge talebe mesulü görevini üstlendiğini, … merkezde ise üniversite öğrencilerinin kaldığı tüm evlerden sorumlu olduğunu ikrar ettiği, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak; “29.03.2017 ve öncesi” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “15.07.2016 ve öncesi” olarak gösterildiği, temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin “5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince” şeklinde olması gerekirken “3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince” şeklinde yazıldığı ve hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin “TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklinde olması gerekirken “TCK’nın 221/5 inci maddesi dikkate alınarak sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 107/son ve 108/4 üncü maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” şeklinde gösterildiği anlaşılmakla; karar başlığındaki suç tarihinin “29.03.2017 ve öncesi” olarak yazılmak suretiyle, hüküm fıkrası 1 inci bendindeki “3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesi yollaması ile” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle ve hüküm fıkrası 9 uncu bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü içinde örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği, kod adı kullandığı, örgüt evlerinde uzun süre kaldığı, ev abiliği ve bölge talebe mesullüğü görevlerini üstlendiği belirlenen, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında detaylı şekilde benzerlik gösteren beyanlarında örgütle nasıl tanıştığını, ByLock isimli programı kullandığını ve programın kendisine kim tarafından kurulduğunu, sohbet toplantılarına katıldığını ve bildiği diğer hususları beyan etmesi karşısında diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır, ancak;
1-Kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren, ifadelerinde çok detaylı açıklamalarda bulunan, sonradan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına rağmen çok fazla sayıda kişi hakkında bilgi veren, kendisi ile ilgili de samimi beyanlarda ve anlatımlarda bulunan sanık hakkında, verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 üncü sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında “29.03.2017” yerine “29.03.2017 ve öncesi” olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2018/92 Esas, 2018/515 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.