Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4576 E. 2023/4712 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4576
KARAR NO : 2023/4712
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 1. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.09.2015-30.11.2015 ile 01 05.2016-18.10.2016 tarihleri arasındaki eksik çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 01.12.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, 30.04.2016 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, daha sonra 19.10.2016 tarihinde tekrar işe girdiğini ancak bu sefer de Mayıs 2018’den sonra işe gelmediğini, ancak davalının buna rağmen iş çıkışı vermediğini, davacının sigorta kaydının devam ettiğini, 30.04.2016 tarihinde davacının istifasını kendisinin sunduğunu, tüm hak ve alacaklarını aldığını, buna dair de dilekçenin mevcut olduğunu, yine istifa dilekçesinde davacının kendi beyanı ile 01.12.2015 tarihinde işe başladığını belirttiğini, Davacının iddia ettiği gibi bir kesintisiz çalışmasının mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
kesintisiz çalışma iddiası olduğundan hizmetin son bulduğu yılın takvim başından itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, davacının nizalı dönemdeki hizmet iddiasına dair yazılı delil olmadığından tanık beyanları ile sonuca gidilmiş olup, dinlenen diğer tanıkların 05.09.2015-30.11.2015 dönemindeki davacı çalışmasına dair 01.12.2015 tarihinde işe giren bordro tanığı…’in davacının kendinden önce işe başladığı beyanı, 01.09.2015 tarihinde işe başlayan bordro tanığı Yasemin’in davacı ile aynı gün işe başladığı beyanı ile diğer bordro tanıklarının bu nizalı dönemde davacı ile çalıştığına dair inandırıcı beyanı ile davacının bu dönem yönünden çalışmasını ispat ettiği kanaatine varılmıştır. 01.05.2016-18.10.2016 dönemi yönünden ise, tanıkların 2016 yılındaki davacı çalışmasının kesintisiz olduğuna dair kesin bir görgüleri olmayıp, bordro tanığı… ve davalı tanığı …’ın davacının çalışmasında 4-5 aylık kesinti olduğunu doğrular beyanları olduğu, dosya kapsamındaki davacı imzalı deneme süresini de öngören belirsiz süreli iş sözleşmesinde, sözleşme tarihinin 19.10.2016 tarihi olmasıyla 01.05.2016-18.10.2016 tarihlerinde kesintisiz çalışan davacının 19.10.2016 tarihinde yeni bir iş sözleşmesi yapmasının ve bu sözleşmede deneme süresinin öngörülmesinin çelişkili olduğu kanaatiyle davacının 01.05.2016-18.10.2016 dönemindeki hizmetinin ispat olunamadığı kanaatine varılarak,
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
… T.C. Kimlik numaralı davacı …’un 05.09.2015-30.11.2015 tarihleri arasında 1015752 işyeri numaralı … adlı işyerinde kesintisiz, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
Davacı …’un 01.05.2016-18.10.2016 tarihleri arasında davalı uhdesindeki hizmet tespit talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ile feri müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili İstinaf dilekçesinde özetle; dinlenen tanıkların müvekkilinin kesintisiz çalıştığını beyan ettiklerini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile mahkemece resen araştırmanın genişletilebileceğini ileri sürerek, kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesini tekrarlayarak, kararı istinaf etmiştir.
Feri müdahil SGK vekili, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı yanında 01.12.2015- 30.04.2016, 19.10.2016- 2019/1 tarihleri arasında geçen çalışmalarının kurum kayıtlarında gözüktüğü, nizalı dönemde başka yerden hizmet bildiriminin olmadığı, taraflar arasında 19.10.2016 tarihli iş sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmede iki aylık deneme süresinin öngörüldüğü, tanık dinlenildiği ve mahkemenin hükme esas aldığı kayıtlı tanık beyanlarından davacının 05.09.2015- 30.11.2015 tarihleri arasında çalıştığı, yine bordro tanıklarından… ve davalı tanığı …’ın beyanından 2016 yılında 4-5 ay ara verdiği anlaşıldığından, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla;
Davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil SGK vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 05.09.2015-30.11.2015 ile 01.05.2016-18.10.2016 tarihleri arasındaki eksik çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinin 9’uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.