Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/8730 E. 2011/8398 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/8730
KARAR NO : 2011/8398
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/08/166030

…’yı kasten öldürmekten, …’yı kasten öldürmeye teşebbüsten ve hırsızlıktan sanık …’in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne, diğer sanıklar …, …, … ile …’in üzerlerine atılı suçtan beraatlerine ilişkin (…) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/04/2008 gün ve 259/88 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul edilmiş, sanıklar …, …, … ve … hakkında adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs ve yağma suçlarından açılan kamu davasında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin teşdidin yerinde olmadığına yönelen, müdahiller vekilinin beraat eden sanıklar yönünden sübuta, sanık … için öldürmede tasarlamanın ve yağma suçlarının oluştuğuna, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında adam öldürme ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden;
1)Gerekçede; “sanığın kendi tarlasına giderken maktul ve müşteki tarafından saldırıya uğradığı, sanığın uğradığı saldırı üzerine kaçma imkanı var iken ve kendisini güvenli bir yere attıktan sonra maktül ve müştekinin tarafına doğru elindeki ve ölü abisinden aldığı tüfeği ile ateş ederek maktülün ölümüne sebep olduğu, diğer müştekiyi yaraladığı” şeklinde olayın anlatıldığı anlaşılmakla; bu anlatıma göre sanığın maktul ve mağdura yönelik eylemlerinde meşru savunma ve meşru savunmada aşırıya kaçma koşullarının bulunup bulunmadığının, tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Kabule göre;
a)Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan maktül …’e yönelik eylemin 5237 sayılı Yasanın 82/1-e kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 81/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b)Sanık hakkında adam öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde tahrik nedeniyle cezada indirim yapılması sırasında uygulama maddesinin “TCK.nun 29. maddesi” yerine “TCK.nun 35/2.maddesi” olarak gösterilmesi,
c)Sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın kalçasından yaralanan mağdur …’ın üzerinde bulunan av tüfeğini ateş etmemesi, dürbün ve telefonu yakınlarını haberdar ederek peşine düşmelerini önlemek amacıyla aldığı ve güvenlik güçlerine bu eşyaları teslim ettiği anlaşılmakla, sanığın hırsızlık kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve yeterli kanıt bulunmadığından bu suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 26/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.