Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/687 E. 2023/6363 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/687
KARAR NO : 2023/6363
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 28.12.2022 tarihli ek karar ile davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı idare vekili Avukat …’ın 23.12.2022 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği ve dosya içerisinde bulunan davacı idare tarafından verilen vekâletnamenin içeriğinden vekilin temyizden feragat yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla birlikte; yapılan incelemede 15.12.2022 tarihinde davacı idare vekiline tebliğ edilen muhtıra ile temyiz harçlarının muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, buna karşın davacı idare vekilince eksik temyiz harçlarının yatırılmadığı tespit edildiğinden, ek karar ile eksik temyiz harçlarının yatırılmaması nedeniyle davacı idare vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, feragat nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi kararı verilmesi sonucu itibarıyla doğru görülmekle; davalı vekili yönünden yapılan incelemede;

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … köyü 113 ada 120 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, 2942 sayılı Kanun’da belirtilen esaslar dahilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, yıllık net gelirin hatalı hesaplandığını, ürün maliyet ve gelir kalemlerinin hatalı tespit edildiğini, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı ile değer düşüklüğü oranının yüksek uygulandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında olması nedeniyle hükme esas alınan ek bilirkişi heyet raporunda 2019 yılına ait tarım verileri baz alınarak Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarına uyumlu biçimde kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak, yine taşınmazın köy yerleşim alanı sınırları içinde olup, civar yola ve mahalle merkezine yakın mesafesi gözetilerek objektif değer artışının %30 olarak alınıp kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında herhangi bir usulsüzlük görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan hesaplamada münavebeye alınan ürünlerin üretim maliyetleri brüt gelirlerinin 1/3’ü oranında alınmakla kamulaştırma bedelinin yüksek çıkmasına sebep olunduğu, oysa aynı raporda 1/3 kuralı uygulanmaksızın tüm veriler İlçe Tarım Müdürlüğü değer tablosuna tamamen uyumlu şekilde yapılan hesaplama esas alınarak tespit edilen kamulaştırma bedeline göre hüküm kurulması gerektiği, diğer taraftan karar kesinleştiğinde ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılan bedelin derhal ödenmesi ve harç yönlerinden davacı idare vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alındığı alternatif hesaplama usul ve kanuna uygun olup bu kuralın uygulanmama gerekçesinin belirtilmediğini, taşınmazın bulunduğu bölgenin yazın yaylalık olması, bölgenin imara açılıp villaların yapılması karşısında ilk kararla hükmedilen bedel bile düşük olduğu halde, müvekkil aleyhine kararın düzeltilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, Tarsus ilçesi, Ardıçlı köyü 113 ada 120 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.