YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4630
KARAR NO : 2023/4871
KARAR TARİHİ : 10.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı üç defa 3000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 27.11.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2048 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52349 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52349 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli kararını müteakip, hükümlünün adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olarak değerlendirilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğundan bahisle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2020 tarihli ve 2020/565 değişik iş sayılı kararını takiben, hükümlünün bu defa adli sicil kaydında yer alan ilama konu davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği gerekçesiyle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talepleri hakkında daha önce karar verildiğinden yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına ilişkin verilen Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 sayılı ek kararı aleyhine Genel Müdürlüğümüzce yapılan kanun yararına bozma ihbarı üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/9917 esas, 2021/12977 karar sayılı ilamında yer alan ‘Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair karar verildiği, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilirken anılan mahkeme kararı haricinde de başkaca bir gerekçe gösterilmediği gibi güncel adli sicil kaydına göre başka bir adli sicil kaydının bulunmadığı da dikkate alındığında, sonradan ortaya çıkan bu durumun yargılamanın yenilenmesi yolu ile çözümlenmesi mümkün olmadığından mercii kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararlarına yönelik kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.’ şeklindeki gerekçe ile kanun yararına bozma talebinin reddine karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesince daha evvel sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına karar verilmiş ise de Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 sayılı ek kararıyla sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olduğu değerlendirilen Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 sayılı ilamına konu davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği ve anılan ek kararın 20.11.2020 tarihinde kesinleştiği, bu halde sanık hakkında bahsedilen gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,
a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b) Suçun 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin kararın verildiği tarih itibarıyla, hükümlünün adlî sicil kaydında yer alan Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle koşulları oluşmadığından, hükümlü hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi doğru olmakla birlikte, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair karar verildiği, Mahkemece verilen kararda hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilirken anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı haricinde başkaca bir gerekçe gösterilmediği gibi hükümlünün güncel adlî sicil kaydına göre suç tarihi itibarıyla başka bir adlî sicil kaydının bulunmadığı da dikkate alındığında, sonradan ortaya çıkan bu hâl nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2023 tarihinde karar verildi.