Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/609 E. 2011/6099 K. 24.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/609
KARAR NO : 2011/6099
KARAR TARİHİ : 24.05.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, miras bırakan babası …’un kayden malik olduğu tapulu taşınmazları kadastro tespitinden önce mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak erkek çocuklarına temlik ettiğini, taşınmazların çeşitli kadastral parsellere revizyon gördüğünü ve imara tabi tutulduğunu, oluşan imar parsellerinden dava konusu 6212 ada 9 ve 7652 ada 12 sayılı parsellerin miras bırakanın çocuklarından … …’un mirasçıları olan davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, sonradan yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalılar adına kayıtlanan bağımsız bölümlerin miras payı oranında iptal ve tescilini istemiş; aynı isteğini, daha sonra ölen annesi …’den gelen miras payı bakımından da birleştirilen davada yinelemiş; öte yandan, yükleniciye isabet eden bağımsız bölümler hakkındaki davasını aşamada atiye terketmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının muvazaa iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.5.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; hükmüne uyulan Daire bozma kararı doğrultusunda işlem ifa edilerek yapılan temliklerin muvazaa ile illetli olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, birleştirilmesi istenen dava dosyası ile eldeki davanın konularının farklı olması ve aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı gözetilerek HUMK.’nun 45.maddesi de nazara alınarak birleştirilmemiş olması da doğru olduğuna göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık ve aşağıda yazılı 42.928.34.-TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.