Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4667 E. 2023/4862 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4667
KARAR NO : 2023/4862
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/24 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin kararın, temyiz edilmeksizin 12.07.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhalemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/17232 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41343 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41343 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/735 Esas, 2020/3129 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Adli Tıp Kurumu uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralanmaya dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, olayın meydan geldiği tarihten itibaren 6 ay geçmeden, olay tarihinde düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, müşteki sanık … … geçici ve kati tüm raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak yüzünde tarif edilen yara izinin sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair usulüne uygun raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik kovuşturma sonucu karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasında hükme esas alınan, şikâyetçi hakkındaki Marmaris Devlet Hastanesince tanzim olunan, 22.08.2013 tarihli adlî muayene raporunda yer alan; “her iki zigomatik kemikte abrazyon, sol frontalde 2-3 cm. kesi, sabit iz bırakır” şeklindeki yaralanma bulgularına göre bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirlenmiştir.

Şikâyetçinin tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, özellikle söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı da belirlenmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlü … hakkındaki Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/24 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.