Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/4229 E. 2011/6029 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4229
KARAR NO : 2011/6029
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakanları …’ın dava konusu taşınmazlardaki paylarının bazılarının tamamını, bazılarını ise kısmen davalı eş ve çocuklarına mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “Dosya içeriğinden, toplanan delillerden miras bırakanın yaptığı temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu ancak davalılar … ve …’in 3.kişilerden edindiği paylarında kabul kapsamına alınmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; önceki bozma ilamında “…tarafların ortak miras bırakanı …’ın davalı oğulları … ve … ile davalı eşi …’ye yapılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalılar … ve …’in 3.kişilerden edindiği payların kabul kapsamına alınmasının doğru olmadığına” işaret edildiği, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakdadır.
Ancak, davadaki istek davacının miras payı oranında olup, kanuni miras payı da 3/28 olduğu halde kabul kapsamındaki taşınmazlar yönünden 3/21 pay üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, 15984 sayılı parselde yer alan bağımsız bölümler dava edildiği halde infazda tereddüte yol açacak şekilde 15484 nolu parseldeki bağımsız bölümler yönünden karar verilmeside isabetsizdir.
Öte yandan, davanın kabulüne karar verildiği halde “fazlaya ilişkin istemin reddine” denilerek bir kısım masraf ve yargılama giderleri ile davalı yararına Avukatlık parası takdiri de doğru görülmemiştir.
Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.