YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6475
KARAR NO : 2023/3955
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/34100 Esas, 2022/9200 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2023 tarihli ve KD-2023/36028 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
04.04.2023 tarihli dilekçenin incelenmesinde özetle; ”İtirazımıza sebep ve tartışılması gereken konu, failin verdiği ifadeden dönmesinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına engel olup olmayacağıdır.
Meri Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmeden önce suçluları topluma kazandırma düşüncesiyle çıkartılan 3216 sayılı Kanun’da yukarıda da yazıldığı gibi hakim huzurunda beyanından cayan failin etkin pişmanlıktan faydalanamayacağı açıkça belirtilmiştir. Yeni Ceza yargılaması sisteminde ise etkin pişmanlıktan faydalanma koşullarlı sayılarak eski bayanlardan vazgeçmeden bahsedilmemiştir. Yasa koyucunun böyle bir düşüncesi ve amacı olmadığı da eski ve yeni düzenleme arasındaki farktan açıkça anlaşılmaktadır.
Sanık soruşturma aşamasında verdiği ifadeden kovuşturma sırasında vazgeçmese idi etkin pişmanlık hükümlerinin lehine uygulanması ihtimali olup olmadığının gündeme geleceği açıktır. Yerel mahkeme sanığın vazgeçmesini suçtan kurtulmaya yönelik olarak kabul etmek suretiyle mahkemede huzurda verdiği ifadeye itibar etmemiş ve dolayısıyla soruşturma aşamasındaki beyanlarını hükme esas almıştır. Buna rağmen sanığın soruşturmada verdiği beyanların denetimini sağlamış ve verdiği isim ve bilgilerin pek çoğunun doğru olduğunu da tespit etmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda zikredilen 15.09.2022 tarih ve 2022/3-296-554 sayılı Kararında bu husus açıklığa kavuşturulmuş olup sanığın 28.10.2022 tarihli dilekçesinde ek olarak belirttiği hususların ve örgüt üyeleri ve faaliyetleri hakkında verdiği yeni bilgilerin doğru olup olmadığı tespit edilerek önceki beyanları ile birlikte ve bütün olarak hakkında TCK’nın 221 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra sanık müdafii sanık hakkında kovuşturma esnasında pisikiyatrik tanı konulduğunu dile getirmiş ve buna dair belge ve raporları ibraz etmiştir. İtiraz talep dilekçesi ekinde olan bu rapor ve belgeler dosyada da mevcut olup sanığın birinci celsede herhangi bir sebep ileri sürmeksizin etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan etmesi ve hemen akabinde sunulan dilekçeler ile tekrar etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirtmesinin içinde bulunduğu psikolojik durum sebebiyle olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Buna göre … 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanığın ilk ifadelerini kabul ettiği de nazara alınarak bu ifadeden vazgeçtiği gerekçesi ile etkin pişmanlık uygulanamayacağı sonucuna varması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık … lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.” şeklindeki talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de;
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken hâl olarak kabul edilmiştir.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (TCK’nın 221/2 m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/4 m. ilk cümlesi), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması durumunda yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/3 m.) sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanmış olup örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezasından indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4. fıkra 2. cümlesi).
Bu kapsamda, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına nazara alındığında;
TCK’nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden, hüküm kesinleşinceye kadar yararlanmasının mümkün olması hususu dikkate alındığında henüz hüküm kesinleşmeden, etkin pişmanlığa ilişkin soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarından kovuşturma aşamasında dönen sanığın yeniden beyanlarını değiştirmek suretiyle vermiş olduğu ifadesine paralel olarak örgüt hakkında bilgiler verdiği, beyanlarının tasdik edilmesi halinde TCK’nın 221 inci maddesinin tatbikinin mümkün olup olmayacağı hususunda yapılan değerlendirmede, sanığın etkin pişmanlığa ilişkin beyanlarından hangi nedenle döndüğünün önem kazanacağı, zira bu durumun sanığın örgütten kopup kopmadığının ve gerçek anlamda pişman olup olmadığının tespiti bakımından zorunlu olduğu, sanığın yargılama aşamasında müdafinin yönlendirmesi ile beyanlarını değiştirdiği ve sonradan müdafini azlettiğini beyan ederek hüküm kesinleşmeden etkin pişmanlığa ilişkin önceki beyanlarını tasdik eden sanık hakkında TCK’nın 221 inci maddesindeki düzenlemenin doğası gereği bir daha dönülmemiş olunması kaydıyla kabulünün gerektiği gözetilerek sanığın yeniden duruşmaya çağrılıp etkin pişmanlık kapsamında tekrar ifadesinin alınması sağlanarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221 inci maddesinden düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilip bir karar verilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/34100 Esas, 2022/9200 sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/738 Esas, 2022/1079 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
4. Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile bozma gerekçesi gözetilerek sanık ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
5. Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca …
15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.