YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9098
KARAR NO : 2023/3892
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu … ilçesi, … köyü, 112 ada 9 no.lu parselin, … köyü 101 ada 19 parselin içerisinde kalan yaklaşık 15 dönüm tarlanın, yine … köyü 109 ada 15 parsel sayılı taşınmazların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, kadastro çalışmaları esnasında yapılan yanlışlık sonucu davalı adına tespit gördüğünü ileri sürerek tapuların iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar …. ve …. 15 parsel yönünden davayı kabul etmiştir.
Davalı Maliye Hazinesi davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından; … ili, … ilçesi, … köyü, 109 ada 15 parsel yönünden davanın kabulüne, 101 ada, 19 parsel ve … köyü, 112 ada, 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde özetle; … köyü 101 ada 19 parsel sayılı taşınmazı davacının …’dan haricen satın aldığını, …’nın davacının dayısı olup dava konusu taşınmazı 80 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla eklemeli zilyetlik ile kullandığını, yapılan keşifte dinlenen tüm tanık ve mahalli bilirkişler, taşınmazın öncesinde …’ya ait olduğunu ve müteakiben davacı …’nun satın aldığını beyan ettiklerini, 101/19 parsel ve komşu parsellerin …’ya ait olup komşu parsellerin satışa konu olduğunu ve tapuda işlem yapıldığını, tanıkların bu satışları kast ederek işlem yapıldığını beyan ettiklerini, her ne kadar 101/19 parselle ilgili tapuda satış işlemi yapılmasada, davaya konu taşınmazın …’nın babasından kaldığını ve bilahare davacıya haricen satıldığını, 112 ada 9 parselin bir kısmına ilişkin talepleri ile ilgili olarak bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itirazlarını dosyaya sunmalarına rağmen bu itirazlarının değerlendirilmeyerek taleplerinin reddedildiğini, gerek mahalli bilirkişi gerekse de tanıklarının 112/9 parselin küçük bir kısmı olan ve talepte bulundukları kısımla ilgili olarak, ilgili yerin müvekkilin dedesi, babası ve kendisine ait olduğu ve kullanıldığı yönünde beyanda bulunduklarını, talep edilen yerin 112/9 parselin tamamı olmayıp raporda A harfi ile gösterilen kısım olduğunu, ilgili raporda tüm parsel ile ilgili değerlendirme yapılırken bu kısmın hariç tutulduğunu, ilgili taşınmazın içinde 50 – 60 senelik ağaçlar olduğunu, bunların da birer şahit olduğunu belirtilerek Mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.
2. Davalı Maliye Hazinesi temsilcisi tarafından verilen istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin “Mahkemece yapılan keşif sonucunda hazırlanan ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın tarım alanı olmadığı, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece yapılan keşif, uygulama, ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmaz ve taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının belirlenmiş olmasına ve soyut nitelikteki beyanlar yerine bilimsel verilere uygun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına üstünlük tanınmasında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin, verilen kararda davalı Hazine aleyhine hüküm kurulmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurularının 6100 sayılı …nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesine benzer hususlar beyan edilerek hukuka aykırı kararın bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.” hükümlerini düzenlemiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.