Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/179 E. 2023/1544 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/179
KARAR NO : 2023/1544
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki intifa hakkı şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … Tapu Sicil Müdürlüğü vekili ve davalı kayyım … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kayyım … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kayyım … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; …. Çıkmazı Mevkii 525 ada 15 parsel sayılı taşınmazı davacının 25.11.1993 tarihinde satın aldığını, taşınmaz üzerinde lehtarı Şerif Ali oğlu … olan 12.06.1934-598 yevmiye numarası ile intifa hakkı bulunduğunu, 03.06.2013 tarihinde… Tapu Müdürlüğüne dilekçe ile başvurarak intifa hakkının silinmesini talep ettiklerini, tapu müdürlüğünce 04.07.2013 tarih ve 2728 sayılı bilgi yazısında adı geçen lehtar … Ali oğlu … isimli şahsın kimlik tespitine dair bilgiye ulaşılamadığı bildirilerek intifa hakkının terkini yönünde bir işlem tesis etmediğini, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
A. Davalı … Tapu Sicil Müdürlüğünü temsilen Maliye Hazinesi vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Davalı kayyım … vekili, intifa hakkı şerhinin kaldırılması şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 321 inci ve devamı maddeleri gereğince davanın esastan kabulüne, …. Mahallesi, 525 ada 15 parsel 1 No.lu bağımsız bölüm numarasıyla tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 12/06/1934 tarih ve 598 yevmiye numarasıyla kayıtlanan “…oğlu …’nin 64 hissesinin 1/4 payında kanuni intifa hakkı” şeklindeki şerhin terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Sicil Müdürlüğü ve Kayyım … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kayyım vekili;
İntifa hakkının sona erme nedenleri ve süre şartlarının davada gerçekleşmediğini, yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … Sicil Müdürlüğü;
Aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1-Davalı kayyım … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine,

2-Davalı … Valiliği Tapu Sicil Müdürlüğü istinaf talebinin kısmen kabulü ile… 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/10/2020 tarih ve 2018/233 Esas, 2020/410 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 inci maddesi gereğince kaldırılmasına,

3-Davalı … Valiliği Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine,

4-Davanın kayyım … yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 321 inci ve devamı maddeleri gereğince davanın esastan kabulüne,

…Mahallesi, 525 ada 15 parsel 1 No.lu bağımsız bölüm numarasıyla tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 12/06/1934 tarih ve 598 yevmiye numarasıyla kayıtlanan “Şerif Ali oğlu …’nin 64 hissesinin 1/4 payında kanuni intifa hakkı” şeklindeki şerhin terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kayyım … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
4271 sayılı kanunun 796 ıncı maddesinde belirtilen intifa hakkının sona erme nedenleri ve süre şartları davada gerçekleşmediğini, yasal hasım olmaları nedeni ile yargılama gideri ile sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, intifa hakkı şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 794 üncü maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.

Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir (TMK m.795).

İntifa hakkı, bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer (TMK m.796).

Kanuni intifa hakları hariç (TMK m. 495 v.d.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanunu’nun 796 ncı vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanunu’nun 785 inci maddesinin kıyasen uygulanması gerekir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulü usul ve Kanun’a uygundur. Ancak davalı vekilinin yargılama giderleri yönünden temyizi incelendiğinde, davalı kayyımın yargılama gideri ile sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.

HMK’nın 323 üncü maddesine göre vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. HMK’nın 327/1 inci maddesine göre; “Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir”.

Dairemizce temyiz incelemesi yapılan kararda dahili davalı …’ye ve … yasal kayyım olarak atanmış olup, dava sırasında davaya dahil edilmek suretiyle yasal hasım konumuna gelmiş ancak, davanın kabulüne karar verildiğinden, aleyhine yargılama giderlerine hükmolunmuştur. Davalı taraf, HMK’nın yukarıda açıklanan 327 nci maddesi anlamında “davanın gereksiz yere uzamasına sebebiyet vermesi” bir yana, davanın açılmasına dahi sebebiyet vermemiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamaz. Dairemizin yerleşik içtihatları bu yönde iken, davanın açılmasına dahi sebebiyet vermeyen davalı Defterdarlığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI.KARAR
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6, 7, 8 ve 11) numaralı bentlerinin çıkarılması, yerine “Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 54,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 Tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y
HMK’nın 323 üncü maddesine göre vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. HMK’nın 327/1 inci maddesine göre; “Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.”

Dairemizce temyiz incelemesi yapılan kararda dahili davalı “…”ye … yasal kayyım olarak atanmış olup, dava sırasında davaya dahil edilmek suretiyle yasal hasım konumuna gelmiş ancak, davanın kabulüne karar verildiğinden, aleyhine yargılama giderlerine hükmolunmuştur. Davalı taraf, HMK’nın yukarıda açıklanan 327 nci maddesi anlamında “davanın gereksiz yere uzamasına sebebiyet vermesi” bir yana, davanın açılmasına dahi sebebiyet vermemiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamaz. Nitekim, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan “geçit davalarında” dahi; dava, geçit talebinde bulunan davacı lehine sonuçlansa bile işin niteliği gereği tüm yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmakta ve ilk derece mahkemelerince bu yönde verilen kararlar Dairemizce onanmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatları bu yönde iken, davanın açılmasına dahi sebebiyet vermeyen davalı Defterdarlığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve bu yönde verilen kararın onanması, gerek HMK’nın 327/1 inci maddesine, gerekse Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olacaktır.

Bu nedenle; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 2 nci bendinde ileri sürdüğü temyiz talebinin kabulü ile yargılama giderlerinin hiçbirisinden sorumlu tutulmaması gerekirken, sadece harç yönünden talebin kabulüne karar verilerek, düzeltilerek onama yapılması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.