YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7178
KARAR NO : 2023/1525
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı feragatnamenin iptali, araç kaydının iptali ve tescil, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, kira, ecrimisil ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın alacak talebi yönünden kabulüne, diğer talepler yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine; davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle alacak isteminin kısmen kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak, davalılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belirlenen günde temyiz eden davacılar vekili Av. … ile katılma yoluyla temyiz eden davalılar vekili Av. … ve davalı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi …’ün 10.04.2011 tarihinde ölümü üzerine kendilerine kalan malvarlığının intikal işlemleri için o dönem birlikte yaşayan anneleri davalı … ve kardeşleri davalı …’nın ısrarları sonucu, noterde düzenlenen 18.04.2011 tarihli vekaletname ile davalı …’yı vekil kıldıklarını, davalı …’nın mahkeme kararı ile vasisi olduğu dava dışı kardeşleri …’ten de hile ile noterde düzenlenen 28.05.2012 tarihli vekaletnameyi aldığını, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak ve kısıtlı Serdal için vesayet makamından izin de almadan noterde düzenlenen 05.06.2012 tarihli feragatname ile muris …’dan intikal eden 06 T 6680 plaka sayılı 2004 model otomobildeki paylarından davalı … lehine feragat ettiğini, bu feragate istinaden 12.06.2012 tarihinde aracın trafik kaydının davalı … adına yapıldığını, müvekkillerinin durumu öğrenmeleri üzerine Antalya 18. Noterliğinin 02.07.2014 tarihli ve Ankara 13. Noterliğinin 04.07.2014 tarihli azilnameleri ile davalı …’yı vekillikten azlettiklerini; öte yandan, murisin dava dışı … ile birlikte satın aldığı 30168 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, murisin okuma yazma bilmemesi nedeniyle ve ileride müteahhitten alacakları iki daireden birinin devredilmesi şartıyla … adına yazıldığını, taşınmaz üzerinde 07.03.2012 tarihinde kat irtifakı tesis edilmesi ile Hidayet adına kayıtlanan iki bağımsız bölümden 4 No.lu dairenin muris ile aralarındaki anlaşmaya istinaden mirasçılara devredilmesi gerekirken, Hidayet tarafından davalı …’a 31.10.2012 tarihinde satış gösterilmek suretiyle devredildiğini; yine davalı … tarafından müvekkillerince verilen vekaletname kullanılmak suretiyle murisin Halkbank Etlik Şubesinde bulunan vadeli hesabından 03.06.2011 tarihinde 31.225,86 TL çekildiğini ileri sürerek, vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle feragatnamenin iptalini, davalı … adına olan araç kaydının ve yine davalı … adına kayıtlı 4 No.lu dairenin tapusunun iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tescilini; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz için ecrimisil ve kira alacağı, araç için kira alacağı ve bankadan çekilen para için şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. 06.12.2016 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile taleplerini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, bankadan çekilen para için 32.284,82 TL’ye, taşınmazın kira ve ecrimisil alacağı için 4.178,05 TL’ye ve aracın kira alacağı için 32.798,21 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak, vekaletnamelerin ve bu vekaletnamelere konu tüm işlemlerin davacılar da dahil tüm mirasçıların iradesi doğrultusunda yapıldığını, davaya konu taşınmazın ise müvekkili Beyaz’ın kendi parası ile satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; noterde düzenleme şeklinde yapılan 18.04.2011 tarihli vekaletnamede hem lehine feragat edilecek kişinin ismine, hem de açıkça feragat yetkisine yer verildiği, vekaletnamenin davacıların iradesine aykırı olarak düzenlendiği iddiasının ispatlanamadığı gibi en geç aracın davalıya geçtiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde irade sakatlığının ileri sürülmediği, bu durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 39/1 inci maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle araç yönünden yapılan feragatnamenin iptali, araç kaydı iptali ve tescili ile kira getirisi taleplerinin reddine; taşınmazın davalı …’ya verilen vekaletname uyarınca davalı …’a devredilmediği, bizzat Hidayet tarafından davalı …’a devredildiği, murisin payına düşen hakkının davalı …’a karşılıksız kazandırıldığı iddiası var ise bu iddianın tapu iptali ve tescil davasına değil, tenkis davasına konu olabileceği, eldeki davada bu şekilde bir tenkis talebi de bulunmadığı gerekçesiyle taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil ile ecrimisil taleplerinin reddine; murise ait banka hesabından çekilen para yönünden ise davacılar tarafından verilen vekaletnamede, davalı …’ya bankadaki paranın tahsili ve ahzu kabz yetkisinin verildiği, bu paralar yönünden herhangi bir feragat söz konusu olmadığından davacıların, murisin banka hesabından çekilen paradan hisselerine düşen miktarı davalı …’dan talep edebilecekleri, bilirkişi raporuna göre 12.1.2011- 12.04.2014 tarihleri arasında davalı …’nın murisin banka hesabından toplam 119.851,28 TL çektiği, bu paranın 48.107,33 TL’sinin murisin çektiği kredinin ana para ve faizine yatırıldığı, 30.000,00 TL’sinin de davalı …’nın kendi tasarrufu ile biriktirdiği hesabından 12.01.2011 tarihinde murise borç olarak verdiği para olduğu, bu miktarların mahsubu ile murisin hesabındaki kalan paranın 41.743,95 TL olduğu ve davalı …’nın bu paradan mirasçılık belgesindeki hisselerine düşeni davacılara vermekle yükümlü olduğu gerekçesiyle de her bir davacının hissesine düşen 6.261,59 TL olmak üzere toplam 18.784,77 TL’nin davalı …’dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 18.4.2011 tarihli vekaletnamenin intikal işlemlerinin yapılması amacıyla verildiğini, davalı …’nın ise vekalet görevini kötüye kullanarak davaya konu işlemleri gerçekleştirdiğini, söz konusu vekaletnamede murisin bankadaki parasını çekmesi hususunda davalıya özel yetki verilmediğini, dosya kapsamıyla iddialarını kanıtlamış olduklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin banka hesabında bulunan miktarın bilirkişi raporunda hatalı hesaplandığını, müvekkili Selma’nın banka hesabındaki parayı kendisi için kullanmadığını ileri sürerek alacak talebinin kabulüne dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı olarak açılan davaların zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı; dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgileri bulunmayıp duyuma dayalı beyanda bulundukları, ayrıca beyanlarının birbiri içerisinde çeliştiği, araç için 05.06.2012 tarihinde davalı … lehine feragat edilmiş ve sicil kaydı 12.06.2012 tarihinde Beyaz adına tescil edilmiş ise de …’ın, murisin 10.04.2011 tarihinde vefatından sonra ticari aracı işlettiğini, 2012 yılı 12. ayından itibaren yaklaşık 8 ay kadar aracın kira bedeli olan aylık 1.500,00 TL’yi davacılardan Erdal’a, ondan sonra da davalı …’a ödediğini ve plaka parası hariç aracın mülkiyeti için davacılardan Erdal’a 16.500,00 TL verdiğini beyan ettiği de dikkate alındığında, davacıların olay hakkında bilgisi olduğu; davacıların, dava dilekçesinde ve diğer dilekçelerinde davalı …’nın bekar olması, çalışmaması ve anneleri ile oturuyor olması nedeniyle vekaletname verildiğinden bahsetmiş olduğu dikkate alındığında, nüfus kaydına göre davalı …’nın 07.04.2014 tarihinde evlenmesinden sonra 04.07.2014 ve 02.07.2014 tarihli azilnameler ile davalı …’yı vekillikten azlettikleri ve 24.07.2014 tarihinde de eldeki davayı açtıkları, vekaletnamede hem lehine feragat edilecek kişinin ismi, hem de açıkça feragat yetkisi verildiği, davalının vekaletnameyi hile ile aldığı ve vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle araç yönünden yapılan feragatnamenin iptali, miras payları oranında adlarına tescili ve kira getirisi taleplerinin reddine; dava konusu bağımsız bölümün davalı …’ya verilen vekaletname uyarınca davalı …’a devredilmediği, inanç sözleşmesi gereği dava dışı Hidayet adına kayıtlı olduğu, murisin ödediği bedele denk düşen hakkının davalı …’a karşılıksız kazandırıldığı iddiasında bulunulması durumunda tapu iptali ve tescil istenemeyeceği, saklı paya bir tecavüz var ise onun tahsilinin talep edilebileceği, eldeki davada ise taşınmaz yönünden bu şekilde bir talebin de bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tescili ve ecrimisil taleplerinin reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu; murise ait bankada bulunan para yönünden ise davacılar tarafından verilen vekaletnamede, davalı …’ya bankadaki paranın tahsili ve ahzu kabz yetkisi verildiği, bu paralar yönünden herhangi bir feragat söz konusu olmadığından davacıların, murisinin banka hesabından çekilen paradan hisselerine düşen miktarı davalı …’dan talep edebilecekleri için murisin ölüm tarihindeki parasının miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak, murisin ölüm tarihinde hesabındaki paranın 30.820,09 TL olduğu anlaşıldığından, davalı …’nın, murisin bankadaki hesabından çektiği bu paradan mirasçılık belgesindeki hisselerine düşeni davacılara vermekle yükümlü olduğu, buna göre her bir davacının hissesine 4.623,34 TL isabet ettiğinden, davacıların talebinin bu miktarlar yönünden kabulü ile toplamda 13.870,02 TL’nin davalı …’dan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının reddine; davalılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile davacıların Ankara 13. Noterliğince düzenlenen 05.06.2012 tarihli feragatnamenin iptali isteminin reddine; yine tapu iptali ve tescil, taşınmazdan kaynaklı ecrimisil ve kira istemi, araç için iptal ve tescil ile kira bedeli istemlerinin reddine; davacıların murisin bankadaki hesabı yönünden alacak isteminin kısmen kabulü ile her bir davacı için 4.623,34’er TL olmak üzere toplam 13.870,02 TL’nin davalı …’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarının tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin alacak talebinin kısmen kabulü yönündeki kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’nın davacılar tarafından verilen 18.04.2011 tarihli vekaletnameye aykırı davranarak vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasının kanıtlanıp kanıtlanamadığı ve davacıların alacak talebinin kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.