YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4256
KARAR NO : 2023/8498
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/291 Esas, 2021/448 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2013 tarihli ve 2013/21655 Soruşturma, 2013/8250 Esas ve 2013/653 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2013/365 Esas, 2014/34 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/154 Esas, 2015/605 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraatine hükmedilmiştir.
4. Sanık hakkındaki hükmün O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/6461 Esas, 2021/3125 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma veya zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde temyize konu 17.11.2021 tarihli ve 2021/291 Esas, 2021/448 sayılı Kararı ile sanığın basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddenin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, tahsil edilen ödemenin yapılan yargılama masrafları tutarı haricinde mağdura ödendiğine ve bu nedenle herhangi bir zarar oluşmadığına ayrıca eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sakarya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı şikayetçi vekili sıfatıyla Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2011/4778 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü ilamlı takip sırasında 13.03.2012 tarihli reddiyat makbuzu ile 36.894,70 Türk Lirası tahsil ettiği halde, bu parayı müvekkili şikayetçiye vermeyerek uhdesinde tutmak suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile şikayetçi arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil şikayetçi tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/291 Esas, 2021/448 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz istemi ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.