YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1042
KARAR NO : 2023/3919
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/386 Esas, 2021/1794 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/967 E., 2018/859 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20.01.2017 tarihinde imzalanan satım sözleşmesiyle, müvekkilinin davalıya 2017 yılı boyunca (her ay 25 ton olmak üzere) toplam 300 ton polikarbon damacana kırması satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmede, sabit bir satış fiyatı belirlenerek davalının ton başına KDV hariç 1420,00 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, tarafların 2017 yılının Ocak ve Şubat aylarında sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde edimlerini ifa ettiğini ancak aynı yılın Mart ayında söz konusu ürünün ham madde fiyatında olağanüstü bir artış gerçekleştiğini, bu artışın temelde iki sebebi bulunduğunu, birinci sebebin, Amerika’da mukim ve piyasa hakimi konumunda olan ham madde tedarikçi şirketin fiyatlara %40 oranında zam yapması, ikinci sebebin ise İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğin 31 inci maddesinde yapılan değişiklikle, polikarbon damacananın 3 yıl olan kullanım ömrünün 5 yıla çıkarılması olduğunu, müvekkilince öngörülmesi mümkün olmayan bu gelişmelerden sonra ham madde alış fiyatlarının ciddi oranda arttığını ve artışın hızlanarak devam ettiğini, müvekkilinin bu koşullarda sözleşmede belirlenen fiyattan davalıya satım yapmasının mümkün olmadığını ileri sürerek terditli talepte bulunmuş öncelikle sözleşmeyle belirlenen satım fiyatının ton başına 2.000,00 USD olarak uyarlanmasına, bu talebin mümkün görülmemesi halinde ise sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayda, sözleşmenin uyarlanması koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 20.01.2017 tarihinde akdedildiği, bu tarihten sonra sözleşmeye konu ham madde fiyatlarının önemli ölçüde arttığı ancak bu artışa rağmen davacının alış fiyatının sözleşmeyle kararlaştırılan satış fiyatının altında kaldığı, ham madde fiyatlarının artmasına neden yönetmelik değişikliğinin sözleşme tarihinden daha önce yapıldığı, tacir olmakla basiretli davranmak yükümlülüğü altında olan davacının bu değişikliğin sonuçlarını öngörerek sözleşme akdetmesi gerektiği, somut olayda, uyarlamanın koşulu olan öngörülemezlik şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bütün delillerin toplanmadığını, sözleşmenin imzalanması ile damacana kullanım süresinin uzatılmasına ilişkin düzenleme arasında sadece 3 ay olduğunu, bu nedenle bu durumun öngörülebilir olmadığını, davacı hakkında basiretli tacir hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmenin uyarlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 138 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.