Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1013 E. 2023/4109 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1013
KARAR NO : 2023/4109
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/293 Esas, 2021/2018 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/99 E., 2020/243 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin www.dermoeczanem.com alan adı altında internet üzerinden satış yaptığını, internet üzerinden satış yapan ve çalıştırdığı işçi potansiyeliyle çevre halkı ve ülke ekonomisinde büyük katkı sağlayan müvekkili şirketin müşterilerinin gözündeki güvenilirliği ve ticaret hayatındaki itibarının büyük öneme sahip olduğunu, davalı şirketin ise www.şikayetvar.com isimli internet sitesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu alan adı üzerinden müvekkili şirket aleyhine birçok hukuka aykırı içerik, gerçek dışı itham ve hiçbir somut delile dayanmayan paylaşımlar yapıldığını, müvekkili şirketin güvenilirliğine, ekonomik itibarına ve ticaret hayatındaki saygınlığına saldırıda bulunan kişilere internet üzerinde yer sağlayan ve sahibi olduğu internet sitesi vasıtasıyla bu paylaşımların yayınlanmasına izin veren davalı şirketin bu haksız fiillere aracılık ettiğini, davalı şirketin şikayetleri yayınlarken herhangi bir somut delil aramadığı için şikayeti olduğu gibi yayınladığını, müvekkil şirkete ait internet sitesi hakkında diğer müşteriler nezdinde olumsuz ve telafisi zor bir intiba oluşturduğunu, davalının bu eyleme aracılık ettiğini, davalı şirketin müvekkilini açıkça ”kendisine ücret ödeyerek” üye yapmak istediğini, müvekkili aleyhine yapılan dayanaksız ve hukuksuz suçlama ve yorumların kasti şekilde mesai saatleri dışında yayınlandığını, bu sayede müvekkili şirketin anlık olarak hakkında yapılan olumsuz ve gerçek dışı yorumlara müdahale etmesinin engellendiğini, buradaki amacın şirketi kendisine ücret mukabilinde üye yapmak olduğunu, davalı şirketin kendisine ücret ödeyen üyeleri hakkında yapılan şikayetleri yayınlamadan önce üyesine haber verdiğini, önlemini almasını istediğini, davalının müvekkili aleyhine internet üzerinden aracılık ettiği paylaşımların haksız rekabet oluşturduğunu, dava dışı 3 üncü kişilerin müvekkili şirket aleyhine yaptığı, müşteriler ile müvekkili şirket arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı gerçek dışı, temelsiz ve dayanaksız suçlamalar nedeniyle müvekkili şirketin çok sayıda müşterisini kaybettiğini bu nedenle davalıdan tazminat taleplerinin bulunduğunu, görüntülenen müvekkil şirket aleyhine haksız rekabet oluşturan şikayet metinlerinin belli bir süre sonra şikayet edenler tarafından kaldırılmasına rağmen davaya konu internet sitesinde şikayetlerin başlıklarının gösterilmeye devam edildiğini, bu durumun davalının kötü niyetini herşeye rağmen devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu, davalı şirketin tecavüzüne devam ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve söz konusu içeriğin web sitesinden çıkartılmasına, 20.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın saldırının yapılmaya başlandığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 2001 yılında kurulduğunu, birçok tüketici açısından vazgeçilmez bir hak arama platformu haline geldiğini, www.şikayetvar.com platformunun en önemli özelliğinin bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olması olduğunu, hiçbir şekilde taraf tutmadan şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, bu tarafsızlık ve şeffaflığın müvekkilinin büyük bir teveccühe mazhar olmasını sağladığını, bir çok bakanlık ve devlet kurumlarıyla ortak çalışma içerisinde olduğunu, www.şikayetvar.com platformunda içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, müvekkil şirket tarafından bu içeriklere firma aleyhine olacak şekilde hiçbir surette müdahale edilmediğini, özellikle bünyesinde oluşturduğu redaktör ekibi ile ahlaka ve adaba mugayir içeriklerin çıkartılarak yayınlandığını, bu sitenin üye olan veya olmayan şirketler tarafından düşman olarak algılanacak bir platform olarak görülmemesi gerektiğini, değişen çağda müşteri memnuniyetinin sağlanmasında son derece önemli bir işleve sahip olduğunu, bu sitenin müşteri ve son kullanıcı arasında etkin,tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, üye tarafından girilen içeriklerin gerekli kontrollerinin ardından sitede yayınlandığını, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, haklarında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiğini, cevap hakkının kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın hakkında şikayet oluşturulan tüm şirketlere ücretsiz sağlanan bir hak olduğunu, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, firmaların talep etmesi halinde şikayetçiye ilişkin bilgilerinde kendileriyle paylaşıldığını, müvekkiline ait şikayetvar.com adlı sitenin yer/hizmet sağlayıcı fonksiyonu yürüttüğünü, tüketici şikayetlerinin dile getirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir internet sayfası olduğunu, yayınlanan şikayetlerde müvekkili şirkete ait ifade ve içeriklerin yer almadığını, 5651 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasına göre vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetler bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, huzurdaki davanın muhatabının içeriği oluşturan şikayet sahipleri olmasından dolayı pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın firması hakkında vatandaşlar tarafından oluşturulan şikayetlerin mesai saatleri dışında yayınlandığı iddiasını kabul etmediklerini, şikayetlerin bazılarının mesai saatleri içinde bazılarının mesai saatleri dışında yayınlandığını, ancak bunun sebebinin şikayet sahiplerinin içerikleri oluşturdukları zaman dilimiyle ilişkili olduğunu, davacı tarafın ücretli üyelik iddiasını da kabul etmediklerini, davacı tarafın şikayetlere karşı cevap hakkını kullandığına dair ekran görüntülerini dilekçe ekinde sunduklarını, şikayet metinlerinin kaldırılmasına rağmen şikayet başlıklarının gösterildiği iddiasına ise ekte sunulan ekran görüntülerinde de görüleceği üzere kaldırılan şikayet başlıklarının artık görüntülenmediği, söz konusu bu başlıkların yerlerinde şikayetleri çözülen vatandaşların teşekkür mesajlarının yer aldığını, marka hakkına tecavüzün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin “www.sikayetvar.com” adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5651 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı, toplanan delillere göre, davalıya ait şikayetvar.com internet sitesi vatandaşların şikayetlerinin değerlendirildiği bir site olup, davalı yorumlarının yer almadığı, tüketicilerin e-mektuplarının yayınlandığı, davacının, davalının haksız rekabet yarattığını ve kötü niyetli olduğunu ispat edemediği, “www.sikayetvar.com” web sitesinin online bir platform olarak faaliyet göstermesi nedeniyle tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, bu nedenle kullanımın mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı, dava dosyasında davacının cevap hakkının kullandırılmadığının ve davacıdan bunun için bir ücret talep edildiğinin somut bir delille ispatlanamadığı, davalının yer sağlayıcı konumunda olması nedeniyle dava konusu taleplerden sorumluluğunun bulunmadığı, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engellenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça “www.şikayetvar.com” sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, anayasal bir hakkın kullanılması sınırını aşmayan şikayetlerin siteden kaldırılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun da aynı sonuçlara ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait internet sitesinde paylaşılan şikayetlerin, anayasal hakkın sınırlarını aştığını ve müvekkili şirketin tüzel kişilik haklarını ve mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalı tarafın şikayetleri paylaşan kişilerin yaptıkları şikayetlerin doğruluğunu ve gerçekliğini tespit etmeden ve denetlemeden yayınladığını, bu durumun, müvekkili şirketi haksız ithamlara ve iftiralara maruz bırakıp markasına telafisi imkansız zararlar verdiğini, davalının cevap hakkını kullandırmak için müvekkilinden ücret talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları mail yazışmalarıyla, bu hususu ispat etmelerine rağmen haksız rekabetin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, nitekim bilirkişi raporunun teknik incelemeler kısmındaki tespitlerin de bu hususu doğruladığını, davanın sübuta erdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ( 6102 sayılı Kanun) Haksız Rekabete ilişkin 54 üncü v.d maddeleri, 5651 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.