YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6422
KARAR NO : 2023/1764
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/522 E., 2022/50 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Melis Emre ile davalı … vekili Avukat … geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı …Otomotiv Turizm ve Dış Tic. A.Ş’den kredi genel sözleşmeleri gereğince alacaklı olduğunu, davalı aleyhine … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17777 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlu adına haczi kabil mal bulunamadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı İstanbul İli, Pendik İlçesi, Kurtköy Mah, 3985 ada, 3 parselde kayıtlı D Blok 1. Kat 9 nolu ve 20 nolu bağımsız bölümün davalı …’a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava şartı olan aciz vesikasının ibraz edilmediğini, dava konusu gayrımenkulün yatırım maksatlı satın alındığını, davalı borçlunun durumunu bilmesinin mümkün olmadığını beyan ile davanın reddini istemiştir.
2. Davalı …Otomotiv Turizm ve Dış Tic. A.Ş.; davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile; dava konusu gayrımenkulün tapuda 127.800,00 TL bedelle davalı …’a devredildiği, taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin ise 164.000,00 TL olarak belirlendiği, tapudaki satış değeri ile keşifte belirlenen değer arasında büyük bir fark olmadığı gibi davalı …Otomotivin borcunu ödeyemez duruma geldiğinin 02.09.2014 tarihinde davacı tarafından anlaşıldığı, satışın bu tarihten önce 22.04.2014 tarihinde yapıldığı, satış tarihinde davalı …’ın diğer davalının borcunu ödeyemez durumda olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2019 tarihli ve 2016/8488 Esas, 2019/3705 Karar sayılı ilamı ile;
“…
Davalı borçlu ile davalı … arasında Dairemizin incelemesinden de geçmiş 2016/8487 sayılı dosyadan ve dosya içerisindeki tapu evraklarına göre dava konusu gayrımenkul haricinde aynı gün davalı 3. kişiye gayrımenkul devirlerinin yapıldığı, 13.09.2013 tarihli tapu resmi senendinde davalı borçlunun temsilcisi olan dava dışı Oktar Uçar’a vekaleten davalı …’ın satış işlemi yapmasına, davalı borçlunun temsilcisi ile davalı 3. kişi olan …’ın aynı sitede oturduğunun anlaşılmasına, davalı 3. kişi olan …’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmasına göre davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/17777 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu gayrımenkul haricinde aynı gün davalı 3. kişiye gayrımenkul devirlerinin yapıldığı, 13.09.2013 tarihli tapu resmi senedinde davalı borçlunun temsilcisi olan dava dışı Oktar Uçar’a vekaleten davalı …’ın satış işlemi yaptığı, davalı borçlunun temsilcisi ile davalı 3. kişi olan …’ın aynı sitede oturduğunun anlaşıldığı, buna göre davalı 3. kişi olan …’ın davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, Pendik ilçesi,Kurtköy Mahallesinda kain 3985 ada 3 parselde bulunan D blok 1. Kat 9 nolu bağımsız bölüm ile 1. Kat 20 nolu bağımsız bölümün davalı …Otomotiv Turizm ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından davalı …’a satış suretiyle temlikine ilişkin 22/04/2014 tarihli 12102 yevmiye sayılı tasarruf işleminin iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacıya … 6. İcra Dairesinin 2014/17777 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve feri’leriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; tasarruf tarihi olan 22.04.2014 tarihinde davalılar arasında komşuluk ilişkisi bulunmadığını, taşınmazda kızlarının oturduğunu, sadece eski komşuluk ilişkisi bulunduğunu, ancak taraflar komşu olsalardı dahi, İstanbul gibi komşuluk ilişkilerinin neredeyse hiç olmadığı bir şehirde, mali durum gibi kişinin özel hayatına ilişkin bir bilginin, komşular tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin inşaat işiyle uğraşmakta olduğundan, natamam vaziyette satışa çıkarılan dava konusu taşınmazları yatırım fırsatı olarak değerlendirip satın aldığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’a yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı (…):
16.395,00 TL 0.H.
4.098,60 TL P.H.
12.296,40 TL Kalan