Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1027 E. 2023/4120 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1027
KARAR NO : 2023/4120
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/217 Esas, 2021/1319 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/22 E., 2019/448 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 99/012280, 99/014722, 2004/23091, 2004-24062, 2004-37416, 2004/37417, 2004/37418, 2004/37419, 2009/62561, 2009/62564, 2009/62565,, 2012/19591, 2012/19601, 2013/68239, 2014/54663, 2015/106550 sayılı “ETİLİF”, “AKTİLİF”, “ETİLİF”, “AKTİLİF”, “ETİ LİF-A-LİF”, “ETİ LİF-A-LİF”, “LİF-A-LİF”, “ETİ LİFALİF+şekil”, “ETİ LİFALİF+şekil”, “ETİ LİFALİF”, “ETİ LİFALİF”, “ETİLİFALİF”, “HER GÜN LİF, YENİ ETİ LİFALİF” ibareli markalar ile 2016/01781-3 sayılı ürün ambalaj tasarımının sahibi olduğunu, davalılardan Yeni Mağazacılık A.Ş.’nin tasarım başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu 2018/03450-4.1 ve 5.1 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2018/T-1013 sayılı YİDK kararının iptali ile anılan tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; ürünlerin ambalaj üzerindeki yerleşim, tasarım ve görsellerinin tamamı ile birbirinden farklı olduğunu, ambalajlarda yer alan “YULAF” ibaresinin her üründe bulunan ve ürünün türünü açıklamak amacıyla görseline yer verilen bir ibare olduğunu, bu sebeple kullanımın davacı tarafa bir öncelik, üstünlük veya ayrıcalık sağlamadığının açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu 2018/03450 4 ve 5 sıra numaralı tasarımların, davacı tarafça dosyaya sunulan önceki tarihli deliller ile kıyaslamasında, özellikle davacının 2018/01781-3 sayılı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, dolayısıyla, TPMK YİDK’nın 2018/T-1013 kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne YİDK’nın 2018/T-1013 sayılı kararının iptaline, 2018/03450-4 ve 5 nolu tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilininin iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, itirazların dikkate alınmadığını, tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı gözünde rahatlıkla ayırt edilebilecek farklılıklar bulunduğunu, ambalajlarda yer alan “YULAF” ibaresi ürün adı ve görseli her üründe bulunan ve ürünün türünü açıklamak amacıyla görseline yer verilen bir ibare olup bu sebeple kullanımının davacı tarafa bir öncelik, üstünlük veya ayrıcalık sağlamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerce, dava konusu yapılan davalının başvurusuna konu tasarımların, davacı tarafça sunulan önceki tarihli deliller ile yapılan karşılaştırmada yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55 inci ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.