Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12451 E. 2023/4629 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12451
KARAR NO : 2023/4629
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde tebligat usulsüzlüğü ile takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile; Ankara 1. İcra Müdürlüğü 2018/12092 Esas sayılı icra dosyası üzerinden şikayetçiye gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinin kabulüne, tebliğ tarihinin 10.09.2020 olarak düzeltilmesine, müdürlüğün 15.04.2019 tarihli haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan takipten 10.09.2020 tarihinde haberdar olunduğunu, müvekkili şirkete ödeme emri tebliğ edilmediğini, icra dosyasındaki tebligat parçasına göre ödeme emrinin işyeri yetkilisinin mahalde/adreste bulunmama sebebi ve geri dönüp dönmeyeceği tevsik edilmeksizin ve tebliğ yapılan kişinin vazife itibariyle o yerde yetkili temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu gibi işler için görevlendirilen kimselerden olup olmadığı, tebliği kabule yetkili birisi olup olmadığı araştırılmadan daimi işçi olarak Ceren Özdemir’e usulsüz olarak tebliğ edildiğini, vekaletname müstenidatından anlaşılacağı üzere şirketin müdürü ve sahibinin tek olduğunu, takibi öğrendikten sonra icra dosyasına borca itiraz dilekçesinin de sunulduğunu, 17.04.2019 tarihli haczin müvekkili şirketin/yetkilisinin gıyabında yapıldığını ve haczin borçlu müvekkiline bildirilmesi için 103 davetiyesi tebliğ edilmediğini, hacizde hazır bulunan tutanakta yediemin sıfatıyla imzası bulunan kişinin sigortalı personeli olmadığını, usulüne uygun tebligat yapılmadan takibin kesinleştirilerek haciz işlemleri yapıldığını belirterek ödeme emri tebliğ tarihinin 10.09.2020 olarak düzeltilmesine, icra dosyasındaki itirazlarımızın kabulü ile hacizlerin kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra dairesi işleminin iptaline ve dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile; Ankara 1. İcra Müdürlüğü 2018/12092 Esas sayılı icra dosyası üzerinden şikayetçiye gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinin kabulüne, tebliğ tarihinin 10.09.2020 olarak düzeltilmesine, müdürlüğün 15.04.2019 tarihli haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde Takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya ” işyeri yetkilisinin o anda adreste bulunmaması sebebiyle tebliğ evrakı işyerinde daimi işçisi Ceren Özdemir imzasına tebliğ edildi.” şerhiyle 02.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 15.04.2019 tarihli haciz tutanağında “şirket yetkili ile görüşüldü.(Nasır Topal)” yazıldığını, Nasır Topal’ın tutanağı yediemin olarak imzaladığını, borçlu vekili tarafından 10.09.2020 tarihinde İcra Müdürlüğüne sunulan dilekçede; ödeme emrinin tebliğ edilmediği, tebliğin usulsüz olduğu, 15.04.2020 tarihli haczin müvekkili şirketin yetkilisinin gıyabında yapıldığını, hacizde hazır bulunan Nasır Topal’ın sigortalı personeli olmadığını, yediemin sıfatıyla imzaladığı belirtilerek borca ve ferilerine itiraz edildiği, 14.09.2020 tarihli karar ile İcra Müdürlüğünce itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, Hüseyin Topal’ın şirketi münferiden temsile yetkili olduğunun görüldüğünü, borçlu şirkete gönderilen ödeme emri tebligatının TK’nın 12-13 maddelerine göre tebliğ edildiğini, ancak şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığını, tebliğin yapıldığı kişinin şirket yetkilisinden sonra gelen kişi olup olmadığı araştırılmaksızın yapılan bu tebligatın TK’nın 12. ve 13 maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddesine aykırı olduğunu, TK.’nın 32. maddesi uyarınca usulsüz tebligattan haberdar olunan tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğini, şikayetçi tarafından yediemin olarak tutanağı imzalayan kişinin sigortalı çalışanı olmadığını ve hacizden haberlerinin olmadığının beyan edildiğini, şirket yetkilisinin Hüseyin Topal olduğunu, 15.04.2020 tarihli haczin şirket yetkilisi huzurunda yapılmadığı ve bu hacze ilişkin 103 davetiyesinin borçluya tebliğ edilmediği de dikkate alındığında bu haciz tarihi itibariyle takipten haberdar olunduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle mahkemece öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihin ödeme emri tebliğ tarihi olarak tespitine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığını ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığının anlaşılmasıyla davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde tebligat usulsüzlüğü ile takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde, Tebligat Kanunu 12. madde, 13. madde, 32. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.