Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12502 E. 2023/2262 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12502
KARAR NO : 2023/2262
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2342 E., 2021/3231 K.

HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/30 E., 2021/232 K.

Taraflar arasındaki davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile aksine davalı kurum işleminin iptali ve 01.06.2017 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kurum işleminin iptali ile ziraat odası kaydının geçersiz sayılması nedeniyle silinmiş olan sürelerin kabulüne, 01/06/2017 tarihinden itibaren tahsis işleminin yapılması ile bu tarihten itibaren bağlanacak emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini, Yargıtay 10. HD’ sinin 17.06.2013 tarihli ve 2013/7639 – 13502 sayılı kararı ile onanan Denizli 4. İş Mahkemesi’ nin 05/12/2012 tarih, ve 2012/167 – 5 esas-karar sayılı kararı uyarınca, davacının 01.06.1995 – 31.12.2003 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığını ve kurum kayıtlarına 08.12.2010 – 08.12.010 tarihinde tarım bağkur sigortalılığının yeniden devam ettirildiğini, Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı… tarafından düzenlenen 28.03.2010 tarihli ve 2016/06 sayılı raporda 01.01.1994-01.10.2008 tarihleri arasında … Ziraat Odası kaydına itibar edilmediğini ve tarım bağkur hizmetlerinin sadece mahkeme kararı ve prim ödemesine göre değerlendirilerek 08.12.2010 tarihinde başlayan sigortalılığı prim ödemesine göre 31.12.2010 tarihinde sona erdirildiğini, davacının sigorta kayıtlarına 11.05.2017 tarihinde intikal eden dilekçesinde ise tarım bağkur kapsamında ödediği primlerin isteğe bağlı olarak değerlendirilmesini talep etmesi üzerine 01.01.2011 tarihinden itibaren Tarım bağkur kapsamında ödediği primler isteğe bağlı değerlendirilerek … sicil numarası üzerinden 01.01.2011 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olarak tescilinin yapıldığını, açıklanan nedenlerle davacının taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının tarımsal faaliyetlerine ilişkin yapılan araştırmada, … Mahallesinde ihtiyar heyetinde görevli şahıslar tanık olarak dinlenmiş, beyanlarında davacının geçmişten beri tarımla geçimini sağladığı, tütün yetiştiriciliği yaptığı hububat ektiği, kendisine ait alet edevatı bulunmadığı, beyan edilmiş, davacının eşine ait tarlalarının bulunduğu tapu kayıtları dosyaya celp edilmiş, davacının kendisine intikal yoluyla gelen tarlaları satış suretiyle devrettiği, tarım kredi kooperatifinden kendi adına kredi kullanmadığı tespit edilmiş, yapılan Emniyet Araştırmasında davacının eşinin memur olması nedeniyle tarımsal faaliyetleri davacının kendisinin yürüttüğü, tarımsal faaliyet için alet almadığı, eşinin taşınmazlarını kullandığı, işlerini para karşılığı yaptırdığı, … isimli komşusunun traktörüyle ekim ilaçlama gibi işlerini yaptığı, 2011-2017 tarihleri arasında buğday arpa gibi ürünler yetiştirdiği bildirilmiş, davacının dava edilen dönemde tarımsal faaliyetlerine devam ettiği kanaatine varılmıştır.

Davacının, Mahkememizin 17.06.2013 tarih ve 2013/7639 esas ve 2013/13502 Karar sayılı kararına istinaden 01.06.1995- 31.12.2003 tarihleri arasında tarım Bağkur sigortalılığının tespitine karar verildiği, kararın kesinleştiği, tescil işleminin yapıldığı, davacı tarafından ilgili döneme ilişkin prim borçlarının kuruma ödendiği, bu dönem yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen, 25.05.2018 tarihli kurum yazı cevabında; davacının … Ziraat Odasına 01.01.1994 tarihli kaydı nedeniyle 08.12.2010 tarihinde kuruma intikal ettiğinden, bu tarihten itibaren tarım Bağkur sigortalılığı başlatıldığı, ancak davacının Ziraat Odası kaydının 28.03.2016 tarih ve 2016/06 sayılı rapora istinaden geçersiz sayılması nedeniyle, davacının 01.01.2011- 24.05.2017 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin iptal edildiği tespit edilmiştir.

Davacının geçerli olan, 01.06.1995- 31.12.2003 tarihleri arası, 08.12.2010- 31.12.2010 tarihleri arası tarım Bağkur sigortalılığının bulunduğu, oda kaydının geçersiz olması nedeniyle, iptal edilen 01.01.2011- 24.05.2017 tarihleri arasındaki süreleri bulunduğu bildirilmiştir. Davalı kuruma istinaf ilamı doğrultusunda, 5510 sayılı Kanun geçici 54. maddesinin uygulanması bakımından yazılan yazıya 19.03.2021 tarihinde verilen cevabi yazıda, davacının 31.12.2013 tarihine kadar geçen prim, gecikme cezası ve gecikme zammı borcu olmadığı bildirilmiştir. Benzer dosyamızda … Bölge Adliye mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 2019/291 esas 2019/240 karar sayılı 18.02.2019 tarihli kararında da belirtildiği gibi; sigortalılığı başlatılan ve primlerini düzenli ödeyen davacının, ziraat odasının kayıtlarını düzgün tutmamasından hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, aksi yöndeki kurum işleminin 5510 sayılı Kanun geçici 54. Maddesine aykırı olacağı, davacı açıcından 5510 sayılı Kanun geçici 54. Maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilerek, 01.01.2011- 24.05.2017 tarihleri arasındaki tarım Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.

Davacının 01.01.2011-31.01.2017 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık kapsamında prim ödemeleri mevcut olup bu hususta, 5510 sayılı Kanunun sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53. Maddesinde:”… (Ek fıkra:17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer..” düzenlemesi mevcuttur.

Davacının yaşlılık aylığı tahsis talebi hususunda ise, davacının iptal edilen hizmet sürelerinin geçerli olduğu kabul edildiğinde; davacının 01.04.1959 doğumlu olduğu, 01.06.1995- 31.12.2003 tarihleri ile 08.12.2010-24.05.2017 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu bu kapsamda, 1479 sayılı Kanun’un geçiçi 10 uncu maddesi 3 üncü Fıkrası e bendine göre, 15 tam yıl sigortalılık süresi ve 56 yaş şartını tahsis talep tarihi olan 24.05.2017 tarihi itibariyle yerine getirdiği tespit edilmiş, yaşlılık aylığı tahsis talebini reddeden kurum işleminin iptaline ve davacının buna bağlı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı tarafça 01.06.1005-24.05.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden tespit talep edildiği beyan edildiğinden, daha önce mahkeme kararı ile tespit edilen ve tescil edilen süreler ile 08.12.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki süreler yönünden kurumca tescil işlemi yapıldığından bu yönden talep reddedilmiştir. 31.12.2003- 08.12.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise tarım bağkur sigortalılık koşulları oluşmadığı kanaatine varılmış, mahkememizce sadece oda kaydının geçersizliği nedeniyle kurum tarafından iptal edilen hizmet süreleri geçerli sayılmış ve geçerli sayılan süreler ile önceden tescil edilen süreler ile birlikte yaşılık aylığı tahsis talebinin kabulü için yeterli olduğundan ” gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine

1-Davacının Ziraat Odası kaydının geçersiz sayılması nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, iptal edilen süreler olan 01.01.2011-24.05.2017 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, süreler yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,

2- Davacının 24.05.2017 tarihli tahsis talebine istinaden, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2017 tarihinden itibaren Bağkur sigortalılığından dolayı davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline,

3-Davacının ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren, 01.09.2017 tarihi başlangıç tarihi kabul edilerek işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine; karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının iddialarının ispatlanamadığını, Toplanan delillere göre Kurum işleminin aksini ispata yarar delilin olmadığını, Davalı Kurumun işlemlerinin yerinde olduğunu, toplanan deliller ışığında, sosyal güvenlik mevzuatına uygun olmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının yanılgılı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile aksine davalı kurum işleminin iptali ve 01/06/2017 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 54 üncü maddesi , geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.