Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7943 E. 2023/1800 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7943
KARAR NO : 2023/1800
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/320 Esas, 2021/774 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/85 E., 2017/195 K.

Taraflar arasındaki slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; bünyesinde Opel ve birçok otomobil markasını barındıran GM Şirketi’nin e-posta adresine “Aklın Yolu Bir” sloganını iki versiyon reklam filmi senaryosu olarak 06.09.2013 tarihinde gönderdiğini, Ağustos 2016 tarihinde de Opel Türkiye genel müdürünün e-posta adresine gönderdiğini, daha sonra davalıların “Aklın Yolu Bir” sloganını reklamlarında kullandığını, davalı ….’nin sadece tek harfini değiştirerek “Aklın Yolu Bim” olarak kullandığını ileri sürerek “Aklın Yolu Bir” sloganının sahipliğinin tespitine, adına tescilini, davalılarca slogan olarak kullanılması nedeniyle slogan kullanım bedelinin tarafına ödenmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı …. vekili cevap dilekçesinde; “Aklın Yolu Bir” ifadesinin atasözü ve anonim bir ifade olduğunu, davacıdan önce ve sonra çeşitli sektörlerde kullanıldığını, davalının 2003/15631 “Aklın Yolu Bim” ve 2003/12583 tescil no.lu “Aklın Yolu Bem” markalarının sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … Kur. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen kesin süreye rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, “Aklın Yolu Bir” ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın usulden red edileceği ihtar edildiği, adli yardım talebinin reddine dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, ara karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında da davacının halen gider avansı yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde adli yardım talepli olarak “aklın yolu bir” sloganının tespit, tescil ve slogan kullanım bedelinin tahsilini talep ettiğini, İlk Derece Mahkemesince hiçbir araştırma yapılmadan 08.05.2017 tarihli ön inceleme tutanağı ile talebinin reddedilerek 2.077,00 TL gider avansı istendiğini, fakirlik belgesi, birikmiş sağlık sigortası borç belgesi ve hakkındaki 3 icra takibine ait belgeleri dosyaya sunarak karara itiraz ettiğini, itirazının reddedilerek 08.07.2017 tarihli ara kararının 12.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ara kararında ödemeye ilişkin karar olmadığını, duruşmada avans yatırma talebinin kabul edilmediğini, beyanlarının zapta geçmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli yardım talebinin reddine dair karara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, 13.07.2017 tarihli ara kararı ile yeniden avans deposu için verilen karar davacı tarafından 12.08.2017 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen, verilen 2 haftalık süre içinde avans depo edilmediğinden, davanın usulden reddine dair kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gider avansı konusundaki ihtarın davalıya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanun’un 120 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadan davacının adli yardım talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının adli yardım talebinin reddedildiği ve eksik gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği konusunda sonuçları açıklanarak ihtarat yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih, 2017/69 D. İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ara kararıyla davacının adli yardım kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılmasının ihtar edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.

Davacının dava açarken yatırmış olduğu gider avansının yeterli olmadığının anlaşılması halinde Mahkemece gider avansı eksikliğinin tamamlanması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre iki haftalık kesin süre verilir. Somut olayda 08.05.2017 tarihli tensip ile verilen süre 5100 sayılı Kanun’un ikinci fıkrasına aykırı olarak bir hafta olarak belirlendiği, 13.07.2017 tarihli ara kararda ise kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının kendisine kesin süre verilen davacıya bildirilmediği anlaşılmıştır. Kural olarak, Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.