YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15487
KARAR NO : 2023/1617
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/351 E., 2015/840 K.
SUÇ : Hakaret, tehdit, cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilip sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/351 Esas, 2015/840 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına, cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.09.2020 tarihli ve 14-2016/202553 sayılı bozma görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Kararın hukuka aykırı olarak verildiğine, eksik araştırmayla karar verildiğine, mahkumiyete konu yazışmaların üçüncü bir kişi tarafından alınarak katılan tarafından dosyaya sunulduğuna, hükme esas alınmaması gerektiğine, mağdurenin beyanları ile katılanların beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, yazışmaların fotokopi ürünler olduğuna, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alt sınırdan uzaklaşılmasına, zincirleme suç hükümlerinin ve tahrik hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasına, orantılılık ilkesinin gözardı edilmesine, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Tehdit suçundan hüküm kurulurken temel cezanın belirlenmesinden sonra sonuç itibariyle 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi gerekirken hesap hatası sonucu belirlenen 1 yıl 3 aylık cezanın eksik ceza tayini sebebiyle hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/3634 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında hakaret, şantaj ve cinsel taciz suçlarından kamu davası açılan olayda Mahkemece ”katılan mağdurenin kullandığı 0539 ******* numaralı telefonunda connected adlı programın yüklü olduğu, sanığın da 0507 ******* numaralı telefonunda aynı programı kullanmakta olduğu, sanığın ilk olarak olay günü 31.07.2014 tarihinde sözü edilen program üzerinden, katılan mağdureye mesaj göndererek, mağdurenin burnunu eleştirmek suretiyle katılan çocuk ile iletişime geçtiği ve akabinde katılan çocuğa dosya içerisinde bulunan mesajlaşmaya ilişkin fotoğraf çıktılarından da anlaşılacağı üzere ”bak kardeşim senin yaşın kadar benim yıllarım var akıllı uslu ol, sikmeyeyim dalağını, isminle kayolmuşsun, senin yerini yurdunu bulur sinkaf ederim, o götün yiyorsa yazma onu, çok konuşma orospu evladı, kel abi diye gel sen Mavişehir’e seni bana getirirler, hadi bakalım canım götün yiyorsa konuş yemiyorsa otur evinde anan sana muhallebi yapsın, senin adını şimdi işbirlikçilerime veriyorum adresin ve telefonun her sikimin elinde, senin anayın a…na koyacağım. g…tün yiyorsa şimdi yaz nonu, ya da otur evinde bonzai baskınını bekle, sen kimsin lan 15 yaşında dünkü b..k gelip bana kelimemi yapacaksın, s.k.k. karıya bak İzmir emniyeti benle çalışıyor sen ne konuşuyorsun, ya şimdi delikanlı gibi nonu yazarsın ya da evine baskınla bütün hayatını sinkaf ederim senin, aileni de seni de bitiririm, seninle başka şekillerde görüşeceğiz yoksa” şeklinde çok sayıda tehdit ve hakaret içerikli mesajlar göndererek katılan çocuğun numarasını aldığı bu andan itibaren katılan mağdureye whatsupp üzerinden mesajlar çekmeye devam ederek katılan mağdureyi tehdit etmek suretiyle fotoğrafını göndermesini sağladığı, yine aynı şekilde tehditlerle katılandan kendisinin cinsel içerikli açık fotoğraflar göndermesini, göndermez ise ailesine veya evine zarar vereceğini beyan ederek tehdit ettiği, cinsel saikle, kendisinin bir kızla dudaktan öpüşme sahnesini içeren fotoğraf gönderdiği, sanığın alınan savunmasında sözü edilen fotoğraftaki şahsın kendisi olduğunu beyan ettiği, bir gün sonra 01.08.2014 tarihinde katılan mağdureye yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında ” …ananın a..na sokmazsam seni ben de en adi orospu evladıyım, bu gece sabaha karşı evine baskına geliyorum, hayatınla vedalaş, ya da sen dur babanı ben arıyorum şimdi,aileni yıkarım, şu anda evini takibe aldırdım, sabaha kadar ağzına alacaksın ..” şeklinde çok sayıda tehdit, hakaret ve cinsel içerikli mesajlar ve mesaj ile birlikte bir erkek cinsel organını içeren fotoğraf gönderdiği, sanığın alınan savunmasında her ne kadar katılanla yazışma yapan telefon hattının kendisine ait olduğunu ancak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuş ise de, katılan mağdure ve katılanlar ile sanık arasında herhangi bir husumet bulunmaması, dosya içerisinde sanığın tehdit, hakaret ve cinsel içerikli yazışmaları yaptığına dair yazışma çıktılarının ve bu çıktılarda kendisine ait fotoğrafların bulunması nedeniyle suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, bu suretle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılana yönelik, tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçlarını işlediği vicdani kanaatine varılarak mahkumiyetine, Sanığın suçları işleyiş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve sanığın güttüğü amaç ve saik göz önünde bulundurularak tehdit, hakaret ve cinsel taciz suçlarından alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza belirlenmiştir. Tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin; sanığın, kişilik özellikleri ile suçtan sonraki süreçte görülen tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda yeterli derecede bir kanaate varılamaması sebebiyle, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemeye yer verilen CMK.nun 231. maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına, sanık için belirlenen hürriyeti bağlayıcı cezasının, suçu işledikten sonraki süreçte pişmanlık içeren herhangi bir davranış sergilememesi dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce olumlu derecede bir kanaate varılamaması göz önüne alınarak, takdiren TCK.nun 51. maddesi gereği ertelenmesine yer olmadığına, sanığın sosyal ilişkileri, cezasının geleceği üzerindeki olası etkileri lehinde takdiri tahfif sebebi kabul edilerek, verilen cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi uyarınca, takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına …” şeklindeki gerekçeler ile hükümler kurulmuştur.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, katılanlar ve katılan mağdure beyanları, tanık anlatımları ve polis tutanakları, mağdurenin arkadaşından alındığı anlaşılan mesaj içerikleri ve HTS kayıtlarından ibarettir.
IV.GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği ancak; İlk Derece Mahkemesince müsnet suçlardan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar nazara alınarak somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle temel cezanın teşdiden belirlenmesi,
2. Kabule göre de; cinsel taciz suçundan hüküm kurulurken şartları oluşmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması, tehdit suçundan hüküm kurulurken ise temel cezanın belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle 1/2 oranında arttırım yapılmasıyla tespit edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 inci maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 3 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine göre tebliğnamedeki bozma düşüncesine kîsmen iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/351 Esas, 2015/840 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye içerik itibariyle kîsmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.