YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1433
KARAR NO : 2023/4483
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/129 Esas, 2021/835 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Verba Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti.’de muhasebe elemanı olarak çalışan davalı … Kargın’ın şirket müdürü …’ın imzasını başka bir evraktan kopyalayarak oluşturduğu talimatları faks yoluyla davalı bankaya göndererek ve talimatları teyit ederek şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından şirket ile ilgisi olmayan bir takım kişilerce para çekilmesini sağladığı ve bu suretle şirketin zarara uğratıldığını belirterek şimdilik 55.750,00 TL’nin işlemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; şirket müdürünün talimatıyla ödemeler yaptığını, kayıtların incelenmesi ile anlaşılacağını, usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; şirket talimatlarının uygulanmasını etkileyecek hukuka aykırılık bulunmadığını, talimatın yerine getirildiğini, aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 26.09.2012 tarih, 2010/385 E. ve 2012/202 K. sayılı kararı ile davanın dava konusu işlemler nedeniyle zarar gördüğü iddia olunan şirketin davacı şirket olmayıp, Verba Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. olduğu, davada davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.10.2013 tarih, 2013/1186 E. ve 2013/17819 K. sayılı kararıyla dosya kapsamına sunulmuş bulunan bir kısım ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde ise Verba Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’nin, HG Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti ile birleşmesine ilişkin birleşme sözleşmesinin 04.01.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde, birleşmeye ilişkin davacı şirket 22.12.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının ise 29.12.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, birleşmenin gerçekleşmiş olması halinde davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekeceği, birleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin usulünce araştırılarak ve buna ilişkin ticaret sicil kayıtları ve belgeler toplanarak davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.11.2021 tarih, 2014/129 E. ve 2021/835 K. sayılı kararı ile davacı Verba Lojistik Danışmanlık Hizmetleri Ldt. Şti.’nin, HG Gümrük Müşavirliği Ldt. Şti.’ne tüm aktif ve pasifiyle tasfiyesiz infisah yolu ile devredildiği, aktif husumetin bulunduğu, davalı bankanın diğer davalı … Kargın tarafından faks yoluyla iletilen, davacı şirket yetkilisi …’ın imzasının taklit edilerek veya eski talimatlarda (gerçek) bulunan imzasının nakledilerek (montajlanarak) düzenlenen talimat yazılarına istinaden bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtilen tarihlerde isimleri belirtilen şirket çalışanı olmayan 3 üncü kişilerere ödemeler yaptığı, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı, gereken titizliği ve nezdindeki mevduatı koruma sorumluluğunu yerine getirmediği, davalı Banka Şubesinin rapordaki tabloda tarih ve tutarları belirtilen ödemelere ilişkin talimat asıllarını, hesap sahibi şirketten talep etmediği, bu tip durumlarda faks talimatıyla işlem yapılmadan önce bizzat hesap sahibinin telefonla aranarak teyit alınması ve ardından gecikmeksizin-hemen ilgili talimatın ıslak imzalı aslının alınmasının gerektiği, aksi halde kendisine emanet edilen mevduatı/paraları bankanın korumasının zor olacağı, davalı bankanın bu hususlara riayet etmediği, davalı banka personelinin 3 üncü kişilere yaptığı ödemeler öncesinde şirket yetkilisi …’dan teyit almadıklarının dava dosyasına sunulan faks nüshalarından, sahte talimatlardan ve talimatlarda teyit şerhi bulunmamasından tespit edildiği, davalı bankanın olay nedeniyle sorumluluğun bulunduğu, diğer davalı eski şirket çalışanı Songül’ün de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile talep edilen tutardan sorumlu olacağı, davacı şirketin dava tarihi itibariyle işlemiş ve işletilecek faiz tutarı hariç alacağı tutarın işlem tarihleri itibariyle toplam 326.935,00 TL şeklinde tespit edildiği ancak davacı tarafça talep tutarının 55.770,00 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü ile 55.770,00 TL bedelin 30.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun 8 inci sayfasında belirtilen işlem tarihlerinden itibaren davalı banka yönünden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ve davalı … yönünden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumetinin olmadığını, ceza davasının kesinleşmediğini, sonuçlarının etkileyeceğini, kesinleşmesinin beklenmesinin gerektiğini, davacının bilgisi dahilinde hareket ettiğini, işlemlerin bir yıl boyunca gerçekleştiğini, kendisinin hukuka aykırı bir fiilinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, grofoloji raporunun tek kişi tarafından düzenlendiğini, heyetten veya Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, davacının kusurlu hareketleri sonucunda işlemlerin gerçekleştiğini, kusurunun bulunmadığını, davacının faks numarasından geldiğini, davacının bir yıl boyunca işlemlerden haberdar olmamasının düşünülemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka hesabında bulunan pararının usulsüz olarak çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun(6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı muhasebe elemanı olarak çalışan davalı şahsın şirket müdürünün imzasını başka evraktan kopyalayarak oluşturduğu talimatları fax ile davalı bankaya göndererek hesaptan paralar çektiğini ileri sürmüş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacının kendi çalışanının suç oluşturan eylemleri sonucu zararın meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı gözetildiğinde davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca usulsüz işlemlerin yaklaşık bir yıl sürmüş olması nedeniyle de davacının uzun bir süre yapılan işlemleri takip etmemesi de hatalıdır. Bu itibarla Mahkemece, davacının müterafik kusur oranı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı … vekilinin tüm, davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı Bankaya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.