Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/9563 E. 2014/20602 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9563
KARAR NO : 2014/20602
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (…) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tahkikatın ön inceleme sonuç tutanağında yer alan “çekişmeli vakıalara” göre yürütülmesinin “emredici hüküm” olmasına (HMK md. 33, 119/1-e), ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddianın genişletilmesinin ancak ıslah (HMK md. 176/vd) ve karşı tarafın açık muvafakatine bağlı olmasına (HMK md. 141/2) ve davacının dahi boşanma sebebi olarak dayanmadığı bir vakıayı aile mahkemesi hakiminin “kendiliğinden” dikkate alamayacağının tabii bulunmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.23.10.2014 (Prş.)

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI
Davacı … “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı (TMK. md. 166/1-2)” gerekçesi ile boşanma davası açmıştır. Toplanan delillerden, davalı kadının, eşine “geri zekalı, salak, aptal, adi, hayvan” gibi sözlerle hakaret ettiği ve uygun olmayan kıyafetlerle sokağa çıktığı anlaşılmaktadır. Davalı kadının gerçekleşen bu eylemleri, “evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmayı” gerektiren kusurlu davranışlardır. Davacı kocanın, dava dilekçesinde bu vakıaları … sürmemiş olması, … olan bu eylemleri ortadan kaldırmaz. Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan bir boşanma davası olduğuna göre, davalı kadının gerçekleşen kusurlu davranışlarıda, evlilik birliğini temelinden sarstığından, boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenin, davalı kadının gerçekleşen kusurlu davranışlarının, dava dilekçesinde “gösterilmediği” gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuki olmadığı gibi, Hukuk Mahkemeleri Kanununun 27. maddesinde belirtilen “ispat hakkını” zedeleyen bir karardır. Boşanma kararı verilmesi gerekirken, davanın reddinin yanlış olduğu düşüncesiyle, … çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

KARŞI OY YAZISI

Davalının, kocasına “aptal, geri zekalı, salak, adi, hayvan”, şeklinde sözler sarf ederek hakaret ettiği ve uygun olmayan kıyafetlerle bakkala, manava çıktığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davacının dava dilekçesinde bu vakıaları … sürmemiş olması, gerçekleşen bu olayları ortadan kaldırmaz. Davacı, davalının kusurlu davranışları sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını … sürmüş olup, birliğin temelinden sarsılması sonucunu doğuran olay yada olayların … … dilekçede gösterilmesi mecburiyeti yoktur. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı vakasının ispatlanmış olması yeterlidir. Bu bakımdan mahkemenin “bunları davacının dava dilekçesinde … sürmediği” yönündeki gerekçesi hukuki değildir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. m. 166/1) karar verilecek yerde, yasal olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle … çoğunluk kararına katılmıyorum.