YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1080
KARAR NO : 2023/2626
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/793 E., 2022/1782 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/1099 E., 2020/235 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı müvekkilinin … A.Ş ‘de 01.07.1990 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını, kurum kayıtlarında gözükmediğini belirterek, davacının davalı şirkette asgari bir gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1990 tarihi olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işleminde bir hata bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.07.1990 tarihinde bir gün süre ile … İnş. San. ve Tic. A.Ş isimli işyerinde çalıştığının tespitine, davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş isimli işyeri açısından açılan davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunun eksik araştırmaya dayalı olduğu, hükme esas alınan raporun hatalı olduğu, mahkemece itirazların değerlendirilmediği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafından işe giriş başlangıcının 01.07.1990 tarihi olarak tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davacı adına 01.07.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, sigorta sicil numarasının 1990 serilerinden olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinin 1989-1991 arası kanun kapsamında bulunduğu, davacı tarafından gösterilen tanıklarla bordro tanıklarının fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır. Somut olayda, fiili çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak verilen karar yerinde olmuştur….” gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.07.1990 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2 inci, 6 ıncı, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına davalı …Ş. unvanlı … sicil no.lu iş yerinden 01.07.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği,iş yeri tescil bilgilerinde işin mahiyet kısmının boş bırakıldığı, … tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1990 yılının 2. ve 3. dönemlerde bordro verilmediğinin bildirildiği, dosya kapsamında iki davacı tanığı dinlendiği,öte yandan komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, iş yerinin mahiyeti de araştırılmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2.Bu nedenle Mahkemece, öncelikle iş yerinde hangi faaliyetin yürütüldüğü hususu davalı Kurumdan vergi dairesinde sorulmak suretiyle iş yerinde yapılan işin niteliği belirlenmeli,bu belirlemelerin sonucuna göre işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek,çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle onların da bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
3.Kabule göre de, dava niteliği itibariyle kurum işleminin iptali niteliğinde olduğu,bu nedenle yasal hasımın SGK olduğu değerlendirildiğinde, işverenliğe husumetin düşmeyeceğinin gözetilmesi gerekmektedir. Kaldı ki,davalı işvernliğin dava tarihinden önce 14.04.2011 tarihinde iflasının açılmasına karar verilmiş olduğundan tüzel kişiliği bulunmayan şirket hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve karar başlığında da davalı olarak gösterilmiş bulunması isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…