YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1172
KARAR NO : 2023/12429
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3505 E., 2019/1384 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2018 tarihli ve 2018/4187 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/262 Esas, 2018/575 Karar sayılı kararı ile; sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2018/3505 Esas, 2019/1384 Karar sayılı kararı ile; sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin istinaf başvurularının “Suç tarihi itibariyle 1412 sayılı CMUK’un 305-son maddesinin yürürlükte bulunmadığı gözetilerek sanıklardan …’ın … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2017 tarih ve 2017/282 (E), 2017/452 (K) sayılı ilamı ile hükmolunan 1.000,00 TL adli para cezası yönünden mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe istinaf istemi bulunmadığından davanın yeniden ele alınma nedeni olarak görülmemiştir.” eleştirisi ile 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Soruşturma aşamasında ve istinaf aşamasında müdafii olmaksızın işlem yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eksik araştırma ile hüküm verildiğine,
3. Sanığın katılanın zararını karşılamak istemesine karşın mahkemece süre verilmediğine,
4. Sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
6. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ilkesi ile suç ve cezada belirlilik ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılan parkta tek başına oturduğu sırada sanıklar … ve …’ın birlikte katılanın yanına geldikleri, katılanın bu sırada cep telefonu ile ilgilendiği, sanık …’in katılandan cep telefonunu istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine sanık …’in belinden çıkardığı bıçağı katılana doğru salladığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, daha sonra katılana telefonunu “ver lan” diyerek cep telefonunu zorla elinden aldığı, katılanın korkması üzerine telefonu vermek zorunda kaldığı, yanında bulunan sanık …’ın da olayın oluşu sırasında katılana bağırdığı, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı ve uyumlu beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Tanıklar M.O. ve İ.S.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Dosya içerisinde bulunan 16.07.2017 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.
6. Katılanın sanıkları kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
7. Dosya arasında İletişimin Tespiti Kayıtları mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafii Ve Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
A. Eksik Araştırma İle Karar Verildiğine Ve Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın tutarlı beyanları ve bu beyanlarını doğrular nitelikteki adli rapor form içeriği, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili ve aynı zamanda olay yerinde olduklarına dair tevili ikrar içeren savunmaları, teşhis tutanağı ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıklar … ve …’ın eylemlerinin sabit olduğu ayrıca sanık …’ın ve diğer sanık ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, olay esnasında katılana bağırmak suretiyle direncini kırdığı gözetildiğinde suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Değer Azlığı Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıkların işledikleri nitelikli yağma suçuna konu cep telefonunun katılan beyanına göre 1.500,00 TL olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Zarar Karşılama İçin Makul Süre Verilmediğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; sanık …’ın katılanın suçtan doğan zararlarını karşılamak için süre talep etmediği gibi pişman olduğunun dosya kapsamından anlaşılmaması nedeniyle bu sebebe yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Lehe Olan Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar haklarında hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Usule İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’ın hakları hatırlatılarak, isnad edilen suç hakkında müdafi ile birlikte kamuya açık olarak yapılan yargılama sırasında savunmasını yaptığı ve hakkında karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesinde her hangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Sanık … hakkında … 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.05.2017 tarihli ve 2017/282 Esas, 2017/452 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan doğrudan 1.000,00 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması sebebiyle tekerrüre esas alınmayacağı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin (I) numaralı “Hukuki Süreç” Başlıklı bölümün (3) kısmında belirtilen eleştirisine iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2018/3505 Esas, 2019/1384 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.