Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/4264 E. 2023/1402 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4264
KARAR NO : 2023/1402
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/132 E., 2014/534 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/132 Esas, 2014/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosyada mağdure beyanı dışında sanığın cezalandırılması için kesin inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurenin babasının ve tanık …’ın beyanlarının doğru olmadığına, delilsiz şekilde sanık cezalandırıldığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın *** Camii müezzini olduğu, aynı zamanda *** İlkokulunda din dersi öğretmeni olarak görevlendirildiği, katılan …’in de aynı okulda öğrenci olduğu, sanığın katılanın din kültürü dersine girdiği, Kutlu Doğum Haftası nedeniyle ilahi gurubunun kurulduğu, katılanın ilahi kursuna gittiği, sanığın da ilahi kursuna katılan öğrencilere eğitim ve öğretimde bulunduğu ve eğitici öğretici konumunda bulunduğu, kurs bitiminden sonra sanığın dışarıda bulunduğu esnada tekrar sınıfa girdiği, kapıyı kapattığı, katılan ile yalnız kaldığı ve sanığın katılana “Vedalaşalım” şeklinde söz söyleyerek, katılanın yanağından öpeceğini düşündüğü esnada sanığın katılanın dudaklarından öptüğü ve elbiseleri üzerinden katılanın göğüslerine dokunduğunu, kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ilk olarak sanığın sınıftan çıktığı, katılanın da sanık çıktıktan sonra telaşlı bir şekilde sınıftan çıktığı, sanığın sınıfa girmesi ve çıkması arasındaki sürenin 10 dakika olduğu, mağdurenin ağlayarak eve gittiği ve olayı annesine anlattığı, annesinin telefonla eşini arayarak haber verdiği, birlikte okula gidip okul müdürü, müdür yardımcısı ve sanıkla görüştükleri, daha sonra katılan babanın arkadaşı … ile birlikte sanıkla görüştüğü ve akabinde şikayette bulundukları, katılanın sanığın bu eylemleri nedeniyle daha öncesinden de yaşadığı ve yanlışlıkla olduğunu düşündüğü eylemi hatırladığı, sanığın bu eyleminde yanına gelen katılanın elbiseleri üzerinden kalçalarına dokunduğu, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediği, baba şefkati ile katılanı yanığından öptüğünü ikrar ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin beyanlarının istikrarlı olduğu, katılan …’in olay günü kurs bitimi kızı İrem’in yanına geldiğini, moralinin bozuk ve ağlamaklı olduğunu, sana bir şey söyleyeceğim ancak kızacaksın dediğini, kızmayacağını söylediğini ağlamaya başlayıp olayı anlattığını, dudağından öptüğünü kendisine anlattığını, ilk yaptığını söylediğini, eşine anlattığını, eşi katılan … ile birlikte okula gittiklerini, kızının anlattıklarını müdüre anlattıklarını, müdürün sanığı çağırdığını, sanığın özür dilediğini, ileri gitmiş olabilirim, yakınlaşmış olabilirim keşke bu kadar ileri gitmeseydim dediğini, sözleşme fesih dilekçesini hemen yazdığını, sanığın ayrıldıktan sonra kızına böyle bir şey yapıp yapmadığını sorduğunda müdürün evet yapmış dediğini, katılan …’nin bunu doğruladığı, ayrıca arkadaşı tanık … ile sanık ile görüştüklerini, sanığın pişman olduğunu, tayin isteyeceğini, sapıklığının olduğunu, bu hususta tedavi gördüğünü, özür dilediğini beyan ettiği, tanık …’ın da benzer beyanda bulunduğu, Yaşar’ın kendilerine “Sapkınlık hastalığı olduğunu ve bu hastalıktan tedavi gördüğünü, İrem’e istem dışı yakınlaştığını, hastalığından dolayı bir anda İrem’i öptüğünü ve biraz ileri gittiğini” söylediğini beyan ettiği, okul müdürü Ayhan ile müdür yardımcısı Alparslan’ın katılanlar ve sanık ile görüştüklerini, sanığın öğrencinin yanağından öptüğünü söylediğini ve bu nedenle ileri gitmiş olabileceğini belirttiğini, keşke yanağından öpmeseydim şeklinde sözler söylediğini beyan ettikleri, diğer tanıkların olaya dair bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, Kocaeli Adli Tıp Şubea Müdürlüğünün 12.03.2014 tarihli raporunda; beden ve ruh sağlığının bozulmadığı, vücudunda emme, sıkma, ısırma gibi direncinin kırılmasını sağlayacak ölçüde darp, cebir izinin bulunmadığının belirtildiği, 12.03.2104 tarihli CD inceleme tutanağında; 11.03.2014 tarihinde 14.34 sıralarında sanık …’ın sınıfa girerek kapıyı kapattığı, 14.44 sıralarında sınıftan ayrıldığı, mağdur …’in ise aynı sınıftan saat 14.45’te çıkarak sağı solu kontrol ederek telaşlı bir şekilde uzaklaştığının görüldüğünün belirtildiği, 16.09.2013 tarihli Kaymakamlık yazısında; ilçelerinde boş geçen dersler için 2013-2014 eğitim öğretim yılı için ek ders için görevlendirilenlerin olduğu ve verilen listede sanığında bulunduğu anlaşılmış olup sanığın savunması, katılan mağdure ile katılanların istikrarlı beyanlarının yanında, tanıkların anlatımları, Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu, CD izleme tutanağı, görevlendirme belgesinin delil olarak dosyada bulunduğu, tüm deliller dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Her ne kadar Tebliğname’de mağdurenin iddianamede anlatılmayan olayları mahkemede anlattığı belirtilmiş ise de iddianame özet beyanında mağdurenin farklı zamanlarda geçen iki eylemden bahsettiği ve sanığa 5271 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ek savunma hakkı verildiği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekiline davanın ihbarının zorunlu olmadığı anlaşıldığından Tebliğname’deki bu sebeplerle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) inci ve (2) nci kısmında açıklanan nedenlerle Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/132 Esas, 2014/534 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.