YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1131
KARAR NO : 2023/3816
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1069 Esas, 2021/2203 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1091 E., 2019/113 K.
Taraflar arasındaki malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 19.06.2014 tarihli düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi ve Finansal Kurumlar Birliğinin 06.03.2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmelere konu malların davalı kiracıya kiralanıp teslim edildiğini, davalı kiracının imzalanan sözleşmeler gereğince ödemesi gereken kira borçlarını vadesinde ve eksiksiz ödemediğini, bunun üzerine davalı şirkete 03.08.2018 tarihli ve 07.08.2018 tarihli ihtarnameler keşide edilerek 60 gün içerisinde kira borçlarının ödenmesi, aksi takdirde finansal kiralama sözleşmelerinin feshedileceğinin bildirildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ olduğunu, verilen 60 günlük süreye rağmen davalı tarafından kira borçlarının ödenmediğini bu nedenle sözleşmelerin feshedildiğini, davalının finansal kiralamaya konu malları iade etmediğini ileri sürerek finansal kiralama sözleşmelerine konu malların davacıya aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; … numaralı sözleşmeye istinaden 81.260,43 euro ödeme yapıldığını ve 2.256,03 euro bakiye borç kaldığını, … numaralı sözleşmeye istinaden 38.608,69 euro ödeme yapıldığını ve 56.409,63 euro bakiye borç kaldığını, karşı tarafla borcun kapanması veya revize edilmesi için görüşmeler yapılırken davacı tarafından malların muhafaza altına alındığını, 03.08.2018 tarihli ihtarnamenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı olarak tebliğ edildiğini, tebligat yapılan …’in yanında çalışmadığını, davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarların kendisine ulaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kiracının finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan kira borçlarını ödemediği, 03.08.2018 tarihli ve 07.08.2018 tarihli ihtarnameler ile borcun ödenmesinin ihtar edildiği, borçlarının tamamen ödenmemesi halinde sözleşmenin feshi ihtarının davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, davalının finansal kiralama bedelini ödediğini yahut ödememesi gerektiğini istenebilir olmadığını gösterir delil sunmadığı, davacı ile davalı arasında finansal kiralama sözleşmesinin bulunması, davalının sözleşmeye uygun davranmaması, sözleşmenin ihtarname ile feshedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, finansal kiralama konusu malların davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Beyoğlu 24. Noterliğinin 03.08.2018 tarih ve 19849 yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, her iki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca bir kısım ödemelerin yapıldığını, ancak ekonomik kriz nedeniyle bakiye ödemelerde sıkıntı yaşandığını, davacı taraf ile müzakereler devam ederken davacı tarafından ihtiyati tedbir ve dava sürecinin başlatılmasının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının finansal kira sözleşmelerinden doğan borç taksitlerini ödemeyerek temerrüde düştüğü, bakiye borcun davalının da kabulünde olduğu, davacı tarafından gönderilen borçların 60 günlük süre içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmelerin feshedilmiş olacağı, kiralanan malların derhal teslim edilmesi gerektiği içerikli noter ihtarnamelerinin davalıya tebliğ edildiği, yapılan her iki noter tebliğinin usulüne uygun olduğu, tüm bu hususlar gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; Beyoğlu 24. Noterliğinin 03.08.2018 tarih ve 19849 yevmiye numaralı ihtarnamesinin kendisine tebliğ edilmediğini, tebligatta ismi bulunan …’in kardeşi olduğunu, iş yerlerinin ayrı olduğunu, kardeşine de tebligatın yapılmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek yaptığı ödemelerin değerlendirilmesinin gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava finansal kiralama konusu malların iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.