Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14195 E. 2022/16684 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14195
KARAR NO : 2022/16684
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 01/06/2019 tarih ve 2019/İHK-6554 sayılı kararın davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Dairemizin 27/12/2021 tarihli ve 2021/6392 Esas, 2021/11101 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 29/08/2022 tarih ve KIT/2022-1335 sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu, gereği görüşüldü:

K A R A R

Davacı vekili; 12/11/2016 kaza tarihini kapsar trafik sigorta poliçesi bulunmayan aracın, davacının eşinin içinde bulunduğu konutun duvarına çarpması sonucunda duvarın arkasında bulunan desteğin vefat ettiğini, Güvence Hesabına yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25/02/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 193.913,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının soruşturma aşamasında tüm zararlarının karşılandığı yönünde verdiği beyana dayalı olarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının talep hakkından açıkça feragat ettiğine dair bir kayıt olmadığı, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 193.913,00 TL’nin 05/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27/12/2021 tarihli ve 2021/6392 Esas, 2021/11101 Karar sayılı ilamıyla; “davacının Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususu araştırılarak davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, doğrudan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı” gereğine değinilerek hükmün resen bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak, davacının teminat yatırarak dava şartı eksikliğini giderdiği belirtilerek, davalının vekalet ücretine ücretine yönelik itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun şikayete ve uzlaşmaya tabi bir suç olmaması gözetilerek, davalının uzlaşma nedeniyle davanın reddine karar verilmesine ilişkin itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, dosya kapsamı ve olayın oluş şekline göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabulünün yerinde olmasına, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin (temerrüt ve faiz başlangıcı tarihi, hesap yöntemi) temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, vekalet ücretine ilişkin davalının itirazının İtiraz Hakem Heyetince kabul edilip hükmün düzeltilmesi karşısında davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının konusu bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda; desteğin eşi için destek tazminatına karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek tazminatı hesaplanırken, desteğin anne babasına pay ayrılmamış olup, 1988 doğumlu olan desteğin tüm gelirini eşi ve 2 çocuk sahibi olma ihtimaline göre çocuklarıyla paylaşacağı kabulüyle hesaplama yapılmıştır. Suriye uyruklu olan desteğin anne babasının kaza tarihinde ve halen hayatta olup olmadıkları dosya kapsamında anlaşılamamaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin destek paylarının eksik belirlendiği, desteğin anne babasına yapılan hesaplamada pay ayrılmadığına ilişkin itirazı ise yerinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davalının tazminat sorumluluğunun doğru şekilde belirlenebilmesi için, desteğin anne babasının kaza tarihinde ve halen sağ olup olmadıkları belirlenmeden hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 15. fıkrasında her ne kadar “Hakemler sadece kendilerine verilen belgeler üzerinden karar verirler” hükmü bulunsa da, bu hüküm eksik belge varsa taraflara bunları tamamlamak için süre verilmesine engel olmamalıdır. Zira aynı maddenin 23. fıkrasında “Bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Yargılama Yasasının hükümleri, sigortacılıkta tahkim hakkında da kıyasen uygulanır” düzenlemesi yer almaktadır.
Açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyetince; Dairemizin yerleşik uygulaması ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınarak, olay tarihi itibariyle desteğin anne ve babasının sağ olup olmadıkları hususunun açıklığa kavuşturulması ve halen yaşayıp yaşamadıklarının tespiti yönünde nüfus kayıt bilgilerinin temin edilip dosyaya ibrazı için davacı vekiline süre verilip, gelecek cevap uyarınca oluşacak sonuca göre rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor da alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, desteğin anne ve babasına pay ayrılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.